Muhammet Enes ŞEN

Muhammet Enes ŞEN
@Mnsenes
@mnsenessen Beni ben bile bilemedim ki sana benden bahsedeyim
Metalurji ve Malzeme Mühendisi
Gazi Üniversitesi
Ankara
6 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Mevlana
Ne güzel demiş Mevlana... Dost dediğin; radikal olmalı; Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile Seni Sevmeli... Sarilanacak biri olmadığın zamanlarda bile Sana sarılmalı... Dayanılmaz olduğun zamanlarda bile Sana Dayanmalı.. Dost dediğin; fanatik olmalı; Bütün dünya seni uzdüğünde sana moral vermeli, Güzel haberler aldığında seninle dans etmeli, Ve ağladığında, seninle ağlmali... Ama hepsinden daha çok; Dost matematiksel olmalı; Sevinci çarpmalı... Üzüntüyü bölmeli... Geçmişi çıkarmalı... Yarını toplamalı... Kalbinin derinliklerinde ihtiyacı hesaplamalı... Ve her zaman Bütün parçalardan daha büyük olmalı... İşi bitince seni bir tarafa atmamalı." Mevlana
Reklam
Bir şey fırılatmazsanız, kimseyi vuramazsınız!
- Hangi kuyruğa girerseniz girin, diğeri daha hızlı ilerler... - Takım çalışması, sorumluluğu başkasına atmak için en ideal modeldir... - Fırsat, genellikle en uygunsuz zamanda kapıyı çalar... - Eğer herşey gibi herkes karşı taraftan size doğru geliyorsa yanlış yoldasınız demektir... - Bir şeyi herkesin anlayacağı kadar açık anlattıysanız, mutlaka anlamayanlar vardır... -Dükkandaki ayakkabı ayağınıza uyuyorsa, mutlaka en çirkin ayakkabıdır... Doğru kararlar tecrübenin ürünüdür... Tecrübe , yanlış kararların ürünüdür... - Hayat ancak geriye doğru giderek anlasilir. Ancak hayat ileri doğru yaşanır... - Bir şey parçalamak, onu birleştirmek ten kolaydır... -İki monolog bir, diyalog etmez - Bir komite , birden fazla midesi olan ve bir tanem Beyni olmayan bir yaratıktır... - Aradığınız bir şeyi hemen bulmanın kestirme yolu, başka bir şeyi aramaktır... - herkesi memnun etmek isterseniz, kimse memnun olmaz... - Bir işte vazgeçilmez adam olmayın... Vazgeçilmezseniz , terfi de edemezsiniz... - Eğer son dakika Olmasaydı, hiçbir önemli iş yetiştirilemezdi...
Kıssadan hisse.( güzel sonlu )
Birazcık kıssadan hisseye ne dersiniz? Her işte Bir hayır saklı Bir zamanlarda Afrika'daki bir ülkede hukuk süren bir kıral vardı. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayirmazdi. Nereye girse onu da beraberinde götürürdü. Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. Ister kendi başına gelsin ister başkasının, ister iyi olsun ister kötü , her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi: " Bunda da bir hayır var!" Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor , krala veriyor, kral ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlış yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı. Ve kralın baş parmağı koptu. Durumu gören arkadaşı her zamanki sözünü söyledi: " Bunda da bir hayır var!" Kral acı ve öfkeyle bağırdı: "Bunda hayir filan Yok! Görmüyor musun , parmağım koptu ?" Ve sonra kızgınlığı geçmediği için arkadaşını zindana attırdı. Bir yıl kadar sonra , kral insan yiyen bir kabilelerin yaşadığı ve aslında uzak durması gereken bir bölgede birkaç adamı ile birlikte avlanıyordu. Yamyamlar onları ele geçirdiler ve köylerine götürdüler. Ellerini ayaklarını bağladılar ve köyün meydanına Odun yığdılar sonra da odunların ortasına diktikleri direklere bağladılar. Tam odunları tutuşturmaya geliyorlardı ki, kralın baş parmağının olmadığını fark ettiler. Bu kabile batıl inançları nedeniyle uzuvlarından biri eksik olan insanları yemiyordu. Böyle bir insanı yedikleri takdirde başlarına kötü olaylar geleceğine inanıyorlardı. Bu korkuyla, Kralı çözdüler ve salı verdiler. Diğer adamları ise pişirip yediler. Sarayı'na döndüğünde, kurtuluşunun kopuk parmağı sayesinde gerçekleştiğini anlayan Kral onca yıllık arkadaşına reva gördüğü muameleden dolayı pişman
En uygun cevap
Bir firmada yönetim, sordukları soruyu en uygun cevaplayan kişiliği işe almış. Bu soruda doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok, sadece her ferdin nasıl cevap verdiği önemli. Karanlık ve yağmurlu bir gece, yağmur yağıyor, fırtına var , yok gürlüyor ve siz sabaha karşı 2 saatlerinde yanlız ve ıssız bir yolda araba kullanıyorsunuz. Araba iki kişilik. Biraz ileride otobüs durağında 3 kişi bekliyor. Birincisi doktor, sizi daha önce geçirdiğiniz kalp krizinden kurtarmış. Ikıncı kişi, çok yaşlı ve hasta neredeyse ölmek üzere olan birisi. Üçüncüsü, hayatınızın rüyası, her zaman tanışmak için can attiginiz birisi. Hava gittikçe kötüleşiyor ve arabanızda sadece bir kişiye yer var. Soru şu; Böyle bir durumda ne yaparsınız? Soruyu iyice düşünün ve en iyi cevabı verin. Gorusmecilerden bazılarını cevabı söyle olmuş: A. Hasta adamı en yakın hastaneye gorururdum. B. Doktor daha önce hayatimi kurtardigina göre onu alırdım. C. Manen düşünürsem tabii ki hasta adamı alırdim fakat kendi geleceğim ve hayatım için, her zaman tanışmak istediğim hayatımın rüyasını alırdım. Burada doğru veya yanlış cevap diye bir şey yok sadece her bir kişinin durumu algilayisi ve ele alışı var. Bu görüşmede cevapların %90'ı yaşlı adamı alırdim olmuş, olmuş ana sadece bir kişiyi ise almışlar . O kisinin cevabı da şöyleymiş, Arabada inip anahtarı doktora veririm, doktor benim hayatimi kurtardigi gibi yaşlı kişiyi de hastaneye yetiştirip iyileştirebilir, böylece bende hayatımın insanıyla otobüs durağında baş başa kalıp onu tanıma fırsatı elde edebilirim. Bu cevapla o kişi hemen ise alınmış. Insanoğlu tabii olarak bencildir , bütün verilen diğer cevaplarda kimse arabasını vermeyi akıl edememiş. Burada yanlış olan bir şey yok, sadece bazen düşüncelerimiz dar-görüşlü olup genelde kendimizi düşünürüz.