Birey ve Toplum
İnsan doğanın ağırşartlarından korunmak için kendine bir toplum kurar ve sonrasında doğayı özler. Ancak topluma bağımlıdır. Yalnızlıktan korkmasına rağmen iç dünyasında yalnızdır ve özgür olma isteği vardır. Içlerinde savaşla ilgili içgüdü taşımayan insanlık maden toprak gibi şeyler için savaşmışlardır ve savaş insana beraberinde politikayı getirmiştir. Toplumların başında herhangi bir yönetici bulunmuyorken savaş yüzünden yine savaşı yönetecek birine ihtiyaç duyuldu ve daha sonra bu kişi tolumun tamamını her zaman yönetmeye başladı. Sonrasında meydana gelen yasalarla topumu kendilerine bağlamayı başardılar. Toplum büyüdükçe olumsuzluklarda artmıştı ve yasalar oluştu statü,saygınlığa göre göreceli cezalar oluşturuldu. Başlarda toplumdan ayrı düşünülemeyen insan ekonomik bağımsızlığını alınca bireyselleşmiştir. Kuşaktan kuşağa toplum normları aktarılır, gelenek görenekler meydana gelir. Normlar kişiyi korur ancak kendini gerçekleştirmesini engeller. Doğaya eş değer görülen teknoloji hız kazanmış, insanı kendine bağlamış ve zaman ilerledikçe zararı faydasını geçmiştir. Bir nevi insan doğadan ayrılıpkendisonunu kaleme almıştır. Teknoloji nedeniyle artık geri dönüşü olmayan zararlar almıştır dünyamız. Çoğu toplum yaşama tarzı nedeniyle iyi ve kötü olarak karşıt tepki geliştirmiştir.
Çağdaş toplumlarda insan kendi gibi olabiliyorken geleneksel toplumlarda insana şeklini çevresi verir. Insan değişime ayak uydurur ancak onun da bir sınırı vardır. Bu sistem doğaya olduğu gibi insana da zarar verir. Çağdaş dönemde ilikiler değişmiştir insan kendini kormak ister ve bu yüzden savunma mekanizmaları geliştirir.
Anne-Baba ve Çocuk
Dünya da doğduğunda aciz olan tek yavru insan yavrusudur ve doğduğunda ailesinin tavırları üzerinde oldukça etkilidir. Bebek için