"Bir müjdem var. Sana madalya verecekler."
"Niçin?"
"Ağır yaralandığından herhalde. Diyorlar ki, yiğitlik göstediğini ispat edebilirsen gümüş madalya alabilirsin. Ne oldu, her şeyi anlat bakayım bana. Yiğitlik gösterdin mi hiç?"
"Hayır. Makarna ve peynir yiyorduk, havaya uçtuk."
"Korktuğun tüm zamanlar komik gelmiyor."
"Hangi zamanlar?"
"Gözlerindeki korkunun beni görünce geçmediği ve bakışların beni bulduğunda güvenle rahatlamadığı zamanlar hiç komik gelmiyor." Duraksamıştı. "O anlardan nefret ediyorum."
"Kendimle girdiğimi söylediğim tüm savaşları kaybettim ve benden bana kalan savaş ganimeti sensin. Adil gözükmüyor değil mi? Savaşan benim ve sahip olunan sensin." Durdu ve söyleyeceklerinin zihnime kazınmasını ister gibi tane tane söyledi. "Ama beni bu savaşa sokan da sensin Betül."