Yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu fark ettiklerinde, sorunun ne olduğunu soracaklar; ama bir şeyi unutacaklar. Senin ne kadar iyi ve tecrübeli bir yalancı olduğunu…
Belki de insana çoğu zaman derin acılara sürüklenmesine rağmen, her seferinde tekrar tekrar yanmak için onun gözlerinde teselli bulma isteğiyle kalbini yakıp kavuran histi;aşk.
Alper, bahçede birkaç adım attı.Çevresindeki herkes koşuştururken o öylece durdu ve yağmur damlalarını hissetti. Bir yerde duymuştu: Eğer iyi biri ölüme kavuşuyorsa o şehir yaş tutar ve ağlar.
İstanbul, bu gece Gökçe için ağlıyordu. Alper,gökyüzüne baktı ve İstanbul’la birlikte ağladı.
“Sevgiyi bir çiçeğe, bir köpeğe hatta bir elbiseye karşı da hissedebilirsin,” dedi Erdem. “Ama aşk, öyle değildir.İnsanı içine hapseden bir kafes gibidir.Üstelik söz konusu aşksa,biri sana duygularını sorunca tereddüt etmezsin.”