Meryem

Meryem
@Mor_Karga
Sınırları kaldırınca tüm kuşlar uçar. Kuşları özgür bırakın.
Beş dakika geçti. Raskolnikov konuşmadan, Sonya'nın yüzüne bakmadan odada bir aşağı bir yukarı dolaşıyordu. Sonunda ona yaklaştı, gözleri tutuşmuş gibiydi. İki eliyle omuzlarından tutarak, gözlerini kızın ıslak gözlerine dikti. Uzun uzun baktı. Bakışları ateşli, deliciydi. Dudakları şiddetle titriyordu... Birden, hızla eğildi, yere kapanarak kızın ayaklarını öpmeye başladı. Sonya bir deliden kaçar gibi, korkuyla ondan uzaklaştı, geri çekildi. Gerçekten de delirmiş gibi bakıyordu Raskolnikov. "Ne yapıyorsunuz?",diye mırıldandı. Sonya yüzü, yüzü bembeyazdı, yüreği sıkışıyordu. "Ne yapıyorsunuz böyle? Benim gibi birinin önünde!..." Raskolnikov hemen kalktı, pencereye doğru yürüdü, yabanıl bir sesle, "Ben senin önünde değil, insanlığın çektiği acıların önünde eğildim.", dedi.
Sayfa 401·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Etrafına, üç beş kitabına şefkatle baktı. Yanında kalan yoldaşları sadece onlardı.
Sayfa 301·Kitabı okudu
Akıl vadisinin ötesindeki dağların zirveleriydi aşkın memleketi. Varoluşun yüce bir hali, yaşamın zirvesiydi ve çok ender bulunurdu.
Sayfa 222·Kitabı okudu
"Biliyor musun, o akşam sana hoşça kal deyip çıktıktan sonra neredeyse tutuklanıyordum." "Nasıl yani?" "Öyle işte. Bir polis benim sarhoş olduğumu sandı ki sarhoştum da... senin aşkından."
Sayfa 208·Kitabı okudu
"Ne yaptın da aşık ettin beni kendine?" "Bilmem," diye güldü genç, "sadece sevdim seni. O kadar çok sevdim ki bırak senin gibi capcanlı bir kadının kalbini, taşı bile eritmeye yeterdi aşkım."
Sayfa 207·Kitabı okudu