Civciv

Civciv
@Morcivent_13
8 okur puanı
Aralık 2025 tarihinde katıldı
yıldızlar
Seni karanlıkta yatırıyorlar. Korkuyorsun geceden: Bakıp bakıp pencereden,
Şiir
Reklam
Kar
Kardır yağan üstümüze geceden, Yağmurlu, karanlık bir düşünceden, Ormanın uğultusuyla birlikte Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte Kar yağıyor üstümüze, inceden. Sesin nerde kaldı, her günkü sesin, Unutulmuş güzel şarkılar için Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan, Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan Sesin nerde kaldı? kar içindesin! Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! Uyandırmayın beni, uyanamam. Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına, Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram... Buğulandıkça yüzü her aynanın Beyaz dokusunda bu saf rüyanın Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış Sırf unutmak için, unutmak ey kış! Büyük yalnızlığını dünyanın. Ahmet Muhip DRANAS
YERÇEKİMLİ KARANFİL Biliyor musun az az yaşıyorsun içimde Oysaki seninle güzel olmak var Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda Midemdi aklımdı şu kadarcık kalıyor. Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte Sen de bir başkasına veriyorsun daha güzel O başkası yok mu bir yanındakine veriyor Derken karanfil elden ele. Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk Birleşiyoruz sessizce. Edip CANSEVER
Unutma Ki
Sen uykusuzluk nedir bilir misin Tırnaklarınla yastığını parçaladın mı Gözlerini tavana dikip Düşündüğün oldu mu bütün gece Ve bütün bir gün Belki gelir ümidiyle bekledin mi hiç? Gelmeyince Seni aramayınca Ölesiye ağladın mı? Sonra çekilip en koyusuna yalnızlıkların Ona ait ne varsa Bir bir hatırladın mı Ümit Yaşar Oğuzcan
Şiir
Sabah uyandığında her şeyin değişmiş olmasını beklemiyordu. Zaten artık böyle beklentileri kalmamıştı. Ama yine de içinde küçük bir umut vardı. Gün her zamanki gibi başladı. Aynı sokaklar, aynı insanlar, aynı sesler. Dışarıdan bakıldığında hiçbir şey farklı değildi. Ama o, bugün kendini biraz daha hafif hissediyordu. Düşünceleri hâlâ dağınıktı. Geçmiş aklına geliyordu, gelecek ise belirsizdi. Fakat bu durum onu eskisi kadar rahatsız etmiyordu. Her şeyin net olmak zorunda olmadığını kabul etmeye başlamıştı. Çevresindeki insanlar yine kendi telaşları içindeydi. Kimisi aceleyle yürüyordu, kimisi dalgınca etrafa bakıyordu. O da kalabalığın içinde kaybolup gidiyordu.