Yanındayım işte, anlat yıldız
Şavklarını, sarhoş şişelerinin
Kanattığı anılan, gezginlerin
Komik merakını; altın toprak
/dan getirdiğin sırlan, çölün
Ve ölümün gölgesiz diliyle
Çöle ve ölüme dönmeden önce
13 yıl önce meleğimiz olacağını bilmeden, varlığını ilk öğrendiğimde yaşadığım sevinçte hala aklım. Seni ilk kez gördüğüm fotoğraf karesinde...Okuldan eve döndüğümde sana ilk dokunuşumda, öpüşümde, kucaklayışımda ve cennet kokunu ilk kez içimde çekişimde.. Varlığında aklım, her ıabla' dediğinde kalbimde uyandırdığın o büyük sevinçte, dallanıp budaklanan sevgide..Sana sahip olmak ve senin ablan olmak tüm tariflerin ötesinde, duyguların anlatamadığı...Anlatmak istediğin her sözcük her cümle, söylediğin tüm o kelimleri, attığın her bakış yüreğimle duyuyorum ben. Aklına düşmeden anlıyorum. Biliyorum ki yanımda olduğun her yer cennettir bana, yanımda olduğun tüm zaman parçacıkları senin cennetinde geçirdiğim en güzel zamandır.
Sen gülüşüm, sen heyecanım, sen yüreğimsin..Öyle güzelsin ki, öyle tarif edilemez..İyi ki varsın🪽
Dedem diyor ki, geçmiş zamanların birinde, bir han başka bir hanı tutsak almış. Bu han tutsağına: "Eğer istersen benim kölem olarak yanımda kalır, uzun zaman yaşayabilirsin. İstemezsen, en büyük arzunu yerine getirir, sonra da seni öldürürüm", demiş. Tutsak han düşünüp cevap vermiş: "Köle olarak yaşamak istemiyorum, beni öldür daha iyi. Ancak öldürmeden önce, benim vatanımdan herhangi bir çobanı buraya getirtmeni istiyorum." -"Ne yapacaksın o çobanı?"-"Ölmeden önce ondan bir türkü dinlemek istiyorum." Dedem diyor ki, işte böyle, vatanlarının bir türküsü için canlarını feda eden insanlar varmış. Böyle insanları görmeyi ne kadar isterdim!