Sümeyra

Sümeyra

, bir kitap okudu
Puan vermedi·240 syf.··
15 günde okudu
·
2024 20. kitabı
Ahmet Naç
8.9/10 · 1.317 okunma
Reklam
Puan vermedi·240 syf.··
2024 20. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2024 12:32
Geleceğin ve şimdinin tüm öğretmenlerinin okuması gereken kitap.. Kitap değil sadece, Gölge'nin ilkelerini, ideallerini, ülkemiz için yaptıklarını, yapmak istediklerini her şeyiyle gözler önüne seriyor. Nerede nasıl örnek almamız gerektiğini, O'nu 'örnek' almanın ne demek olduğunu tüm yönleriyle anlatıyor. Öğretmen kimliğini, eğitimci kişiliğini tüm gerçekliğiyle ortaya koyuyor. Ve Gölge'nin kim olduğu açıkça ortada. Ezberci eğitim sistemimizin yanlışlarını, eksiklerini, yapılması gerekenleri, doğru bilinip sorgulamadığımız her şeyi görülmesi gereken tüm yönleriyle anlatıyor. Sadece eğitim olarak öğretmenlere değil anne babalara çocuklarını yetiştirirken yaptıkları her söze her davranışa her ezbere bilgiye ve tutuma çok net biçimde eleştiriyor ve yanlışlarıyla, doğrularıyla, yapılması gerekenleriyle anlamamızı sağlıyor. Lisedeydim ve kitabın yazarı Ahmet Naç'ı TEDX konuşmasını izlediğimde 'İleride öğretmen olursam öğrencilerime, çocuklarıma böyle bir öğretmen olabilir miyim?' diye düşünmeden edememiştim. Sonra birkaç kere daha izledim o konuşmayı..Her izleyişinde elinde süpürgeyle bu konuşmayı yapan öğretmeni daha çok örnek almak istedim. Sonra gazete haberlerinde gördüm. Öğrencilerinin, velilerinin, okulunun ve ülkemizin sahip olabileceği en iyi öğretmenlerden biri olduğu aşikardı. Peki her öğretmen onun gibi olabilir miydi? Ya da hepimiz nasıl öğretmenler olacaktık? Ahmet Naç, Gölge'nin izinde, bu ülkenin yetiştireceği nice öğretmene örnek olacak öğretmen.. Her eğitimciye, tüm insanlara örnek olacak bir başucu kitabı.
1000Kitap
GölgeAhmet Naç · Doğan Kitap · 20181,317 okunma
Batan güneşlerin ardından, doğacak güneşlerin şafağında, ufuk çizgisinde ilerliyordu hâlâ... Mavi, O'nun üzerinde en güzel renkti.
"Ey Türk Gençliği..." Afet, badem dalının açan çiçeklerine baktı. "Birinci vazifen..." Aydınlar, nefeslerini tuttu... "...ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir..." Gölge ise Trablusgarp çöllerindeydi. Sıcak rüzgâr yüzüne çarptı. Suratına yapışmış kum tanelerini temizledi elleriyle. "...senin en kıymetli hazinendir..." Çanakkale'de Bombasırtı'ndaydı... "...dahili ve harici bedhahların olacaktır..." Siperler arası sekiz metre... Ölüm muhakkaktı... "...Vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin!" Bilenler Kuranıkerim okuyor, bilmeyenler kelimeyi şahadet getiriyor, ezan sesleri siperlerden yükseliyordu. "...Cebren ve hile ile..." Bandırma vapurunun güvertesinde yıldızları seyrediyordu. "...bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bil- fiil işgal edilmiş olabilir..." Samsun'da, yanında getirdiği batan güneşler yeniden doğuyordu... "...gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler..." Top sesleri Ankara'dan duyulmuştu... "...şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler..." Sakarya'da sol kanadı kırılmıştı. "...Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir..." Satıh, bütün vatandı... "...istikbalin evladı..." Başkomutandı, canını hiçe sayarak ordusunun başındaydı. "...vazifen; Türk İstiklalini ve Türk Cumhuriyetini..." Her şey bitti derken O'nun savaşı yeni başlamıştı. "...Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" Vatanın her karış toprağı kanla sulanmıştı...
İçi boş bir sevgiydi sadece yaşadığımız. Bir kitap gibiydi oysa O'nu sevmek. Biz sadece kapağının ışıltısında kaldık. İçinde yazanları ne okuduk ne de anladık...