O zamanlar İstanbul' da ayrıca berber dükkanı da yoktu. Her kahvehanenin bir köşesi berber dükkanı olarak tanzim edilirdi. Kahvehaneleri zeminleri taş döşeliydi, peykelere, sofalara pabuçlar çıkarılıp çoraplı veya çıplak ayakla çıkılır, oturulurdu. Müşterilerin pabuçlarının tozunu, çamurunu silip temizleyen, müşterilere çubuk getiren, kahve getiren, çubuklara ateş ettiren uşaklar, çıraklar hep ayrıydı; Çardak Kahvehanesi' nde işte onlardır ki hepsi seçme olarak toplanmışlardı.