...Seni ezdiğimizde ağlıyordun. Güçsüzlük belirtisi olarak yorumlanabilen bu şey aslında senin yaşamındı. Oysa biz taşlar kadar güçlü, bir o kadar da cansızdık...
“Üzerindeki cübbe nasıl ki yünden meydana geliyorsa müzik de aynı şekilde sessizlikten meydana gelir. İşte içinde yaşadığın dünya da bu şekilde hiçlikten yaratıldı. Ama hiçliğin öteki adı olan boşluğun bir parçası da artmıştı. Bu parça ikiye bölündü ve birisi boş bir levha olarak sana verildi. Senin gördüğün karanlık işte bu boş levhadır. Boş olduğu için onda elbette ki ışık yok, böylece sen levhada karanlığı görüyorsun. Ama dünyanın yaratıldığı boşluğun bir parçası olan bu karanlıkta sen, düşler yaratıyorsun.”