Sevgi hakikaten o denli yüce miydi? Sevginin kendi içinde değeri olsa da geri kalan her şeyden üstün olmadığı kanısına vardı. Nasıl ki kimileri yalnızca sevgiyle var olabiliyorsa, bittabi birini sevmeden de yaşanabilirdi.
İnsan en nihayetinde bir ada degil midir? Bir ada kadar tek
başına, bir ada kadar kimsesiz. Öte yandan tek başına ve kimsesiz olmanın aslında tamamıyla kötü olmadığı fikri kuşatıyor
beni. Zira tek başına olmak beraberinde özgürlüğü getirdigi
gibi, kimsesiz olmak derinlere inmemize olanak sağlar.Karak
terlerin bir ada gibi işlendigi ve bir ada misali yaşamış farklı bireylerin birbirini bulduğu romanlardan keyif alıyorum.
'A, sen burada mıydın?: 'Evet, ben hep buradaydım' diyen romanlardan bahsediyorum. 'Doğrusu bunca zaman tek başımaydım ama artık o kadar ıssız kalmama gerek kalmadı, senin sayende'
diyebilmek kalbimizde bir umudun doğmasını mümkün kılar.
Geçmişin havasından kurtulup, yeni havayı kucaklamak... Kendini ne zaman geçmişinden koparabilecekti? Geçmişten kurtulma çabası da özünde bir tür hırs değil miydi?