Morrison

Morrison
@Morrison7
Eşek olup geyik olduğunu sanan, hendeği atlarken gerçeğin farkına varır... L. Da Vinci
Reklam
kitap yorumu
4/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2018 57. kitabı
Aslı Karabulut'un yazdığı Eylül Çıkmazı'nı bitirdim. Eylül kendi halinde arkadaşı Jülide ile yaşayan ve butik pastane işleten bir kadındır. Bir akşam arkadaşları ile buluştuktan sonra yolunu kaybetip kendisini bir çatışmanın ortasında bulur. Aynı çatışmada asıl hedef olan Poyraz ve adamlarıdır. Ve Eylül'ün hayatı tamamen değişir. Poyraz çatışmada yaralanmıştır ve ona yardım eli Eylül uzatmıştır. İlk andan beri ondan etkilenen Eylül kendisini hep Poyraz'ı düşünürken bulur. Eylül'ün güvenliği için Poyraz'ın arkadaşı olan Menderes ise onu yanlarında tutar bu sürede Eylül hem onların hayatındaki tehlikeyi hem de Poyraz'a olan çekimini fark eder. Ve hikaye bu şekilde devam ediyor asıl can alıcı noktalar Poyraz ile başlıyor. Poyraz ilk başlarda hem geçmişinden hem de tehlikeli bur hayata sahip olması nedeniyle Eylül'den uzak durmaya çalışır ama Eylül tam bir arsız sonradan kendisi de kabul ediyor Poyraz ne kadar uzak durmak istese de hayat onları hep bir araya getirmesine engel olamıyor. Aslında Poyraz'ın geçmişte takılması onun ne kadar acı çektiğini gösteriyor ama yeni bur hayata başlamasına da engel oluyor. Neyse ki çok geç kalmadan hatasını telafi etti. Jülide ve Harun'a değinmeden olmaz. Onları okumaya başladığım ilk an anlamıştım süper bir ikili olacaklardı Harun'un ayılığı ve Jülide'nin durmayan çenesi kitabın neşesi olmuş Kadir... Yazık bu adama ama Eylül bütün işlerine Kadir'i alet etti Poyraz'ın gazabına her an uğrayabilirdi Menderes... Uras... Yazarcım bir an önce Menderes'i ve Uras'ı okumak istiyorum Menderes gibi bir adamı kim kendine aşık edecek Ve Uras'ı kim uslandıracak yada uslandırabilecek mi? Şule... Bu kadının hikayesine çok üzüldüm Kitabın sonuna doğru yazar heyecanı son sürat ilerletti, hele o gizemli adamı okurken hep acaba şu mu, yoksa bu mu diye
Edebiyat
Eylül ÇıkmazıAslı Karabulut · Ephesus Yayınları · 2016237 okunma
Morrison
Klasik türk dizisi dadından yenmez bunun
Ayaz, büyük fatih, Put Kıran Gazne Hükümdarı Mahmut’un ahbabı ve kuluydu... Bu kıssada kullanılan her kelimenin üzerinde dur. İslam putlara inanmaz ama bu Müslümanlar tarafından yanlış anlaşılmıştır. Putlara inanmamak başka bir şey, kalkıp başkalarının putlarını yok etmeye başlamak başka. Aslında birinin putunu kırmak demek, olumsuz yönde de olsa o puta inanıyor olmak demek; yoksa o seni niye ilgilendirsin ki? Seninle hiç alakası olmayan bir şey. Mahmut fanatik bir müslümandı. Bu ülkeye ait birçok tapınağı yok etti. Bütün hayatı tapınakları ve putları yok etmekle geçiyor, bir de böylelikle Tanrı’ya hizmet ettiğini sanıyordu. İşte insanın büyük hakikatleri yanlış anlaması böyle bir şeydir.Muhammed, Tanrı’yı temsil edecek bir put yapmanın imkansız olduğunu söylerken haklıydı. Musa da aynısını söyler. Tanrı’yı temsil edecek herhangi bir put yapmak mümkün değildir çünkü Tanrı engindir, uçsuz bucaksızdır. O’nu temsil edecek bir şeyi nasıl yapabilirsin ki? O’na tapmak istiyorsan olduğu gibi tap- dağlarda, ağaçlarda, yıldızlarda, bulutlarda. O dört bir yandadır. Yalnızca O vardır: La ilahe ill Allah- Ondan başka kimse yoktur. Taştan bir put veya tahtadan bir imge yapmaya hiç gerek yok. Anlamsız bu. Bu muazzam değerde bir gerçektir ama Müslümanlar olayın özünü tümüyle kaçırmıştı. Başkalarının putlarını kırmaya başlamışlardı. Eğer Tanrı her yerdeyse, o zaman putlarda da olmalı O. Buna bir de bu açıdan bakın: Eğer Tanrı her yerdeyse, o zaman putta da olmaması nasıl söz konusu olabilir? Demek ki taştan bir putta da var O. Sıradan bir taşın içindeyse, neden yontulmuş bir taşın içinde olmasın? Başkasının putunu da, tapınağını da yok etmeye hiç gerek yok. Cami nedir? İçinde Tanrı’nın hiçbir temsilinin olmadığı bir tapınaktır. İnsanlar caminin yanından geçerken son derece saygılı
Sağlık
Morrison
Her satırı okudum emeğine sağlık harika gerçekten okuduktan sonra insan bazı soruların cevabına yaklaşmış hissine kapılıyor
Burası helal evlilik sitesi mi!
Morrison
Peynir mi bu
Edebiyat
"Hoşçakal" diyen geri dönmüyor. /Leyla ile Mecnun/
1000Kitap
Morrison
Hoşça-kalamıyoruz