Merve Pirizoğlu

Merve Pirizoğlu
10/10
·355 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Çocukken okuduğum hikaye kitapları nasıl hissettiriyorsa, öyle bir his bıraktı içimde. Tek oturuşta değil de birkaç hafta içinde yavaşça okuyup sindirmek gerekiyor. Sevdiğim kitaplar arasında ilk beşe girdi Bülbül’ü Öldürmek :’)
1000Kitap
Bülbülü ÖldürmekHarper Lee · Sel Yayınları · 201488,5bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
Küresel iklim değişikliği her geçen gün daha da büyüyen bir tehdit haline geliyor. Bunu durdurmak için politik mücadele önemli bir yolken, sivil toplum kuruluşlarının mücadelesi ve bireysel mücadelemiz de çok önemli bir adım. Peki bireysel olarak ne yapabiliriz? Bu kitapta Türkiye'nin elektrik tüketiminde, ısınmada, ulaşımda ve yaşam tarzında karbon ayak izinin hesaplanması, dünya emisyonları ile karşılaştırılması ve bu hesaplamaları gördükten sonra bir şeyler yapmak isteyen bireylerin emisyonlarını nasıl azaltabileceğini gösteren bir liste mevcut. Bir saatlik okumayla birçok bilgi edinip aynı zamanda fişlerinizdeki gereksiz elektronik aletleri çıkarıyor ve bu ayki trendyol sepetinizi siliyorsunuz. Okuyacak arkadaşlara şimdiden iyi okumalar dilerim.
Kişisel Karbon Ayak İzi RehberiDevin Bahçeci · Yeni İnsan Yayınevi · 202054 okunma
8/10
·197 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
“Wells’in İngiltere’sinde her insan bir adadır.” İşte incelememi tam olarak bu cümle üzerinden yapmak istiyorum. Kitabın ‘Sunuş’ kısmında uyardığı gibi; Yeni okurların dikkatine: Bu inceleme kitabın konusunu açık etmektedir. Lady Vein adlı geminin kaybolmasından 11 ay 4 gün sonra bulunan kazazede Edward Prendick’in başından geçenleri anlatıyor kitabımız. Prendick davet edilmediği bir adaya misafir oluyor. Adada iki insan ve birçok yaratık tarafından ağırlanıyor. Bu yaratıklar ona bir şeyleri hatırlatıyor ama ne olduğunu anlayamıyor. Sadece insana benzeyen birçok yönleri olduğunu düşünüyor. Başından geçen birçok acılı, korkunç olaydan ve öğrendiği birçok akla sığmaz durumdan sonra adada yaratıklarla yalnız kalıyor ve onların insana benzeyen yönlerini yavaş yavaş kaybettiğini farkediyor. Adada onların değişimiyle geçirdiği ayların ardından İngiltere’ye dönüyor. 11 ay o adada yaşadığı korku sona ermiyor aksine bu tanıdığı, doğal olarak değerlendirdiği insanların ne zaman hayvana dönüşeceğini düşünmekten çıldırma düzeyine geliyor. Prendick, yaratıklarla dolu adada nasıl bir yabancıysa, uygar dünyada da bir yabancı oluyor. Tıpkı adadaki gibi İngiltere’de de davetsiz bir misafir gibi hissediyor. Yazarın insan-yaratık arasındaki ince çizgiyi çok güzel ele aldığı mükemmel bir bilimkurgu romanı duruyor karşınızda. Okumak için çok gecikmemenizi öneririm
Doktor Moreau’nun AdasıH. G. Wells · İthaki Yayınları · 201810bin okunma
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
Üniversite 1. sınıfta aldığım ama okumamı yarım bıraktığım bir kitaptı Fesleğen. O dönem yurt odamın önünden geçenler buram buram fesleğen kokusu alıyordu. 3 sene sonra yarım kalan kısmı tamamlamak kitabı daha farklı görmemi sağladı. Başlangıçta Fesleğen kızımızın konuşmalarını ön yargılı okuduğumu itiraf edebilirim. Nedense 20 yaşında çok bilmiş bir kız gibi geldi bana. İlk sayfalarda Fesleğen'in karşısında kaşlarımı çatarak oturuyordum. Ama sayfalar ilerledikçe babasıyla ve Seyyah'ıyla olan muhabbetleri tebessüm etmemi sağladı. Babasının hakikatleri hikaye şeklinde anlatması, Fesleğen'in konuşmalarında ve davranışlarında yavaşça büyümesi, Konya'daki kırmızı kapılı ilim saçan evleri ve ıhlamur ağaçları şu an gülümseyerek bu incelemeyi yazmamı sağladı. Güzel bir kitaptı. Dünya meselelerinden nefesiniz daraldığında en azından babasının hikayelerini okumanızı öneririm. İyi okumalar diliyorum :)
FesleğenHikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 201717,2bin okunma
8/10
·172 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
1959 yılında Anthony Burgess'ın tümör nedeniyle 1 yıl ömrünün kaldığını öğrenmesiyle ortaya çıkan bir distopyadır Otomatik Portakal. Daha sonraları yanlış tanı koyulduğu öğrenilse de hastalık sırasındaki karanlık duygular ve nefret, çoktan bu kitabı ortaya çıkarmıştır. Hikaye 4 geç delikanlı ile başlıyor. Şiddet, kadın ve bol bıçaklı süt isteyen bu çete, geceleri bir düzenin olmadığı sokaklara korku salıyor. Yeni tabirler duyuyoruz ağızlarından; sigaraya kanser, televizyona enayi kutusu, kütüphaneden çıkan bir adama öğretmen diyorlar. (Daha niceleri...) Bu kendilerine has tabirlerin oluşmasını toplumdaki iletişimsizliğe veriyorum. Hikayeyi bizlere anlatan çete başı Alex, önce Devlet Tutukevi'ne oradan da özgürlüğü için kabul ettiği, devletin, suçluların suç işlemekten uzak durması için düzenlediği bir deneye kobay olmaya gider. Bu deneyde Alex'e iyi bir insan olması için şans tanınmaz, o iyi bir insan olmaya mahkum bırakılır. Hikayenin sonunda tabii ki keramet deneyde bulunmaz. Gerisini sizin okumanıza bırakıyorum... Benim için ağır fakat farklı bir distopyaydı. Kitabın yazılma hikayesini duyana kadar her cümlede ' Nasıl bu kadar karanlık olabilir ' diye düşündüm. Yazarımızın hastalığını duyunca her şey yerli yerine oturdu. Size de iyi ve kara bulutlu okumalar dilerim.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009112,9bin okunma