Kendilerine ne tür bir silahla saldırılmıştır? Böyle bir cezayı hak edecek ne yapmışlardır? Hiçbir şey, diye yineleyip dururlar, kesinlikle hiçbir şey. Ailelerine itaat etmişlerdir. Yetkililere itaat etmişlerdir. İmparatora itaat etmişlerdir. Gökyüzünün planlarına itaat etmişlerdir.
Ertesi sabah saat sekizi çeyrek geçe, günlük mesai başlamak üzereyken, B-29 Enola Gay, ki pilotun annesinin onuruna verilmiştir bu isim ( yaratıcısına karşı tam olarak hangi duyguları beslemektedir acaba pilot? ) Little Boy adındaki uranyum bombasını attığı sırada, patlamanın merkezine üç kilometre mesafede, babasıyla birlikte yuürümektedir Yoshie.
Kitap bir kurgu değil. Gerçek.. otobiyografik bir metin ama salt bir otobiyografi demeye de dilim varmıyor. Çok çok etkileyici bir kitap. 6 aylıkken aşırı baskıcı ve gaddar bir ailenin yanına evlatlık verilmiş. Yaşadıkları çok ağır. Çok sarsıcı. Anlatımını da çok sevdim. Yani doğru düzgün aldatamadım kitabı ama okunmadan anlaşılabilecek gibi değil.
Ülkesinde olan biten her şeyi kendi yolculuğuna paralel olarak anlatıyor yazar. Arnavutluk'ta sosyalist rejimin devrilmesi ve çok partili hayata geçiş öncesinde nasıl bir çocukluk geçirdiğini tam da bir çocuğun anlatacağı gibi anlatmış. 90'ların başında tüm dünyada sosyalist devletler ne yaşadıysa Arnavutluk da aynı süreçlerden geçiyor. Hem toplumsal ve siyasal olaylara hem de yazarımızın ve ailesinin yaşantısına tanıklık etmiş oluyoruz aslında. Anlatı boyuca Lea büyüdükçe aktarım tarzı dili de değişiyor. O olgunlaştıkça metin de olgunlaşıyor. Bu çok keyifli bir okuma sunuyor. Sosyalist bir ülkeyi küçük bir kız çocuğunun gözünden okumak isteyen veya balkan coğrafyasına ilgi duyan herkesin okuması gerek :)
Dipnot: Çevirinin de hakkını vermek gerekiyor.