Enes

Enes
@Motorider
Burada gördüğün her şey kalbimden dilime dökülen satırlar. Kendime ait şiirler ve hisler. Ankara "Kırıkkalem"
E ticaret ve dijital pazarlama uzmanı
Ankara
Ordu/Ankara, 16 Eylül 1997
1 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı

Enes

, bir kitap okudu
Puan vermedi·184 syf.·
2026 1. kitabı
Ahmet Batman
7.6/10 · 10,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Titretir vicdanımı o âhir feryâdın, Kalbime hançer gibi saplandı nigâhın. Lânet ederim adına her şeb-i hicrânda, Yine de sensizliğe bi-çâre tâlibim. Affet desem ne çâre, adem meskeni kalbim, Kovsam da seni içimden, kanıma karıştın. Nefretim aşk kadar koyu, aşkım günah gibi, Her duamda seni söverken andım. Gidişin gitmelerin en âsî hükmüydü, Şebler boyu eşk-i hasretle boğuldum. Yanaklarından süzülen her damla, Ruhumu ateşe verip küle çevirdi. Kim bilir şimdi hangi elde, hangi gönüldesin; Orada da rahat yok, bunu bilirim. Benden kaçtın ey sevgili, kendinden kaçamazsın, Çünkü seni en çok ben sevdim, en çok ben yaktım. Ah şimdi hangi menzildesin hangi gönülde Kaç kurtar kendini gir ruhuma ne çare Çarelerde çaresiz kalırmış öğrendim Ben en çok yokuluğunda var oluşuna yenildim. Gönül yurdu tarumar ateşler sardı dört yanı Gelmedi mi hala yok oluşun zamanı Kurtulmak isterimde yakama yapışır her gece Vicdanımı deşen mahzun sevgili ahı "Kırıkkalem"
ne yaparsam yapayım, sonunda içimle başbaşa kalıyorum ve bir derin hüzün gelip kaplıyor içimi. benim yurdum içimde galiba.
Göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı.
Sayfa 57
Değdi mi bunca hicran, payımıza düşen bu firkate İnat ettik, eğdik başı ıstıraplı gecelerde Şimdi sen bir yanda, ben bir yanda, avare bir mecnun gibi Canımı açtım ayaza, korkusuz, bi-perva hâlde Ağlamam dedim evvel, mağrur bir eda ile Gurûb etsin yeter ki güneş, yuttum her sözü içimde Geceler hâin bir yâr oldu, fısıldadı adını Kaybettim istikametimi, gözümü yollarına meftun eyledim Yazıktır ey sevgili, bu gönülden böyle göçüşün Başka dillere ne diye konak olursun Ruhunun letafeti, yüzünün nûru Hepsi terk etmiş artık o naif bedeni Başka kollarda mı aradın kendine bir mesken Her seferinde yıkılacak, üşüyecek dil- ü kalbin Tutuldukça ellerin, canını bıçak kesecek Sonsuzluk balkonunda aşka mahkûm kalacak Bîgâne nefesler kuşatacak o latîf boynunu Ruhunla oynayacak, kalbini hayrete düşürecek. Sevgi diye sığındığın her yeni mesken, Kalbini konak bilip yarı yolda terk edecek. Koşacaksın gönülden gönüle, nefeslerin bî-derman Susuz çöller misali, kalbine şifa arayıp Her durakta firkatle parçalanacak dil-ü cânın, Hakikat sandığın her serâb seni sessizce yakacak.