Titretir vicdanımı o âhir feryâdın,
Kalbime hançer gibi saplandı nigâhın.
Lânet ederim adına her şeb-i hicrânda,
Yine de sensizliğe bi-çâre tâlibim.
Affet desem ne çâre, adem meskeni kalbim,
Kovsam da seni içimden, kanıma karıştın.
Nefretim aşk kadar koyu, aşkım günah gibi,
Her duamda seni söverken andım.
Gidişin gitmelerin en âsî hükmüydü,
Şebler boyu eşk-i hasretle boğuldum.
Yanaklarından süzülen her damla,
Ruhumu ateşe verip küle çevirdi.
Kim bilir şimdi hangi elde, hangi gönüldesin;
Orada da rahat yok, bunu bilirim.
Benden kaçtın ey sevgili, kendinden kaçamazsın,
Çünkü seni en çok ben sevdim, en çok ben yaktım.
Ah şimdi hangi menzildesin hangi gönülde
Kaç kurtar kendini gir ruhuma ne çare
Çarelerde çaresiz kalırmış öğrendim
Ben en çok yokuluğunda var oluşuna yenildim.
Gönül yurdu tarumar ateşler sardı dört yanı
Gelmedi mi hala yok oluşun zamanı
Kurtulmak isterimde yakama yapışır her gece
Vicdanımı deşen mahzun sevgili ahı
"Kırıkkalem"
Göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı.
Değdi mi bunca hicran, payımıza düşen bu firkate
İnat ettik, eğdik başı ıstıraplı gecelerde
Şimdi sen bir yanda, ben bir yanda, avare bir mecnun gibi
Canımı açtım ayaza, korkusuz, bi-perva hâlde
Ağlamam dedim evvel, mağrur bir eda ile
Gurûb etsin yeter ki güneş, yuttum her sözü içimde
Geceler hâin bir yâr oldu, fısıldadı adını
Kaybettim istikametimi, gözümü yollarına meftun eyledim
Yazıktır ey sevgili, bu gönülden böyle göçüşün
Başka dillere ne diye konak olursun
Ruhunun letafeti, yüzünün nûru
Hepsi terk etmiş artık o naif bedeni
Başka kollarda mı aradın kendine bir mesken
Her seferinde yıkılacak, üşüyecek dil- ü kalbin
Tutuldukça ellerin, canını bıçak kesecek
Sonsuzluk balkonunda aşka mahkûm kalacak
Bîgâne nefesler kuşatacak o latîf boynunu
Ruhunla oynayacak, kalbini hayrete düşürecek.
Sevgi diye sığındığın her yeni mesken,
Kalbini konak bilip yarı yolda terk edecek.
Koşacaksın gönülden gönüle, nefeslerin bî-derman
Susuz çöller misali, kalbine şifa arayıp
Her durakta firkatle parçalanacak dil-ü cânın,
Hakikat sandığın her serâb seni sessizce yakacak.