Oğuz Kaan

Dünyada pek çok şey tuhaf tesadüflere bağlıdır, bilgeler sendelediklerinde, çoğu kez yardım zayıf olanlardan gelir.
Sayfa 614·Kitabı okudu
Reklam
İngiltere'deki yaygın bir kanıya göre sandviçleri ilginç, çekici ya da herhangi bir şekilde hoş kılacak bir şey yapmak,yalnızca yabancılara mahsus günahkar bir işti. Ortak ulusal bilincin bir yerlerinde gömülü olan direktfi "onları kurutun" şeklindeydi,"onları lastik gibi yapın, lanet şeyleri taze tutmanız gerekiyorsa onları haftada bir yıkayın." İngilizlerin işlediği ne kadar ulusal günah varsa onlardan arınmaları, cumartesi günleri barlarda yedikleri sandviçler sayesinde mümkün olmaktaydı. Çünkü günahlar insanların bilmek isteyecekleri şeylerden değildir. Ama var olan günahlarının kefaretini, kendilerine yedirdikleri bu sandviçlerle ödedikleri kesindi.
Sayfa 576·Kitabı okudu
Yeme-İçme
Bir gece yatağında yatarken -ve artık gerçek zaman ne olursa olsun,gemide kesintisiz bir gece hüküm sürmekteydi-kendini toplamaya ve işleri bir düzene koymaya karar vermişti. Kalkıp üzerine bir şeyler giydi. Evrende kendisinden daha sefil,perişan ve terk edilmiş birinin olması gerektiğine karar vermişti ve gidip onu bulacaktı. Köprüye giderken yarı yolda,aklına bunun Marvin olabileceği gelince de tekrar yatağına döndü.
Sayfa 414·Kitabı okudu
Edebiyat
“Hey, eee ...” dedi Zaphod, “adın neydi?” Adam onlara tereddütle baktı. “Bilmiyorum. Niye bir adım olması gerektiğini düşünüyorsunuz? Bir demet belirsiz duyusal algılamaya bir isim vermek bana oldukça tuhaf geliyor.”
Sayfa 318·Kitabı okudu
Edebiyat
“Selam Ford,” dedi Zaphod, “burnu büyük çocukla konuştun mu ?” Ford kendinden emin olmadan başını öne,arkaya,aşağı yukarı salladı. “Hotblack mi? Konuştum sayılır,evet” “Ne dedi ?” “Yani fazla bir şey söylemedi. O ... eee...” “Evet?” “Vergi sorunları yüzünden bir yılını ölü olarak geçiriyormuş.”
Sayfa 256·Kitabı okudu
Edebiyat