Atalay Tarı

Atalay Tarı
@Mr_Pict
Öğrenci
Üniversite
İstanbul
Antalya, 27 Nisan
2 okur puanı
Mart 2026 tarihinde katıldı
Elrond her cins rün hakkında her şeyi bilirdi. O gün trollerin ininden getirdikleri kılıçlara baktı ve şöyle dedi: “Bunlar trol yapımı değil. Bunlar eski, akrabam olan Batı’nın Yüksek Elfleri’ne ait çok eski kılıçlar. Goblin savaşları için Gondolin’de yapılmışlardı. Bir ejderha hazinesi veya goblin yağmasından kalmış olmalılar, zira ejderhalar ve goblinler o şehri çağlar önce yok etmişti. Thorin, rünler bunun adının Orcrist, kadim Gondolin lisanında Goblin-doğrayan anlamına geldiğini söylüyor; namlı bir kılıçtı. Gandalf, bu, yani Glamdring, bir zamanlar Gondolin Kralı’nın taşıdığı Hasım-tokmağıydı. Onları iyi saklayın!”
Sayfa 72 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Evin efendisi bir elf-dostuydu – ataları Tarih’in başlangıcından önce acayip öykülere, kötü goblinlerle elflerin ve Kuzey’deki ilk insanların savaşlarına dair hikâyelerde geçen kişilerden biri. Öykümüzün geçtiği günlerde yaşayan bazı kimselerin arasında soyları elflere, hem de Kuzey’in kahramanlarına dayananlar ve evin efendisi Elrond bunların başıydı. Bir elf lordu kadar soylu ve güzel yüzlü, bir savaşçı kadar güçlü, büyücü kadar bilge, bir cüce kralı kadar saygın ve yaz kadar müşfikti. Adı pek çok öyküde geçer ama Bilbo’nun büyük macerasının öyküsündeki rolü küçük ancak öykünün sonuna varabilirsek sizin de görebileceğiniz gibi önemlidir. İster yemek yemekten hoşlanın, ister uyumaktan, ister çalışmaktan, öyküler anlatmaktan veya şarkı söylemekten, ister oturup düşünmekten hoşlanın, ister bütün bunların hoş bir karışımından, evi sizin için kusursuz bir yerdi. Kötü şeyler o vadiye gelmezdi.
Sayfa 71 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Yatağında yatarken Thorin’in hâlâ yandaki en iyi yatak odasından kendi kendine mırıldandığını duyabiliyordu: Soğuk, dumanlı dağların ardındaki ırak diyarlara Derin zindanlarla kadim mağaralara Yola düşmeli gün ağarmadan, varmak için oralara Efsunlu, soluk altını aramak uğruna. Bilbo kulaklarında bu sesle uykuya daldı ve bu yüzden son derece huzursuz rüyalar gördü.
Sayfa 46 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Her şeyden habersiz Bilbo’nun o sabah gördüğü tek şey asa taşıyan ihtiyar bir adamdı. Bu adamın sivri uçlu mavi bir şapkası, uzun, gri pelerini, uzun, gümüş rengi boyun atkısının üzerinden sarkan ak sakalı ve kocaman siyah çizmeleri vardı. Bilbo, “İyi sabahlar!” dedi ve bunda samimiydi. Güneş parlıyordu, çimenler ise yemyeşildi. Ama Gandalf ona şapkasının gölgeliğinden taşan gür kaşlarının altından baktı. “Ne demek istiyorsun?” dedi. “Bana iyi sabahlar mı diliyorsun, yoksa sabahın ben istesem de istemesem de iyi olduğunu mu söylüyorsun, yoksa bu sabah kendini iyi hissettiğini veya bunun iyi olunacak bir sabah olduğunu mu kastediyorsun?” “Hepsi birden,” dedi Bilbo. “Üstelik dışarıda pipo içmek için de harika bir sabah. Yanında pipon varsa otur da onu benim tütünümle doldur! Acelemiz yok, önümüzde bütün bir gün var!” Bilbo bunun ardından kapısının yanındaki bir iskemleye oturdu, bacak bacak üstüne attı ve havada bozulmadan Tepe’nin üzerine doğru süzülen güzel bir duman halkası üfledi.
Sayfa 22 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Aslan ağzını açtı fakat hiçbir ses çıkmadı ağzından; derin ve sıcak bir nefes veriyordu; sanki rüzgâr bir sıra ağacı sallarmışçasına, bütün hayvanlar sallanıyormuş gibi göründü. Başlarının üzerinde, onları saklayan mavi gökyüzünün örtüsü arkasından, yıldızlar şarkı söylemeye başladılar yine; saf, duygusuz ve zor bir şarkı. Sonra ateş gibi bir parıltı görüldü (ama kimseyi yakmadı), gökyüzünden mi Aslan’dan mı geldiği anlaşılmadı. Çocuklar iliklerine kadar ürperdiler ve o güne kadar duydukları en derin ve vahşi sesin: “Narnia, Narnia, Narnia, uyan! Sev. Düşün. Konuş. Yürüyen ağaç ol. Konuşan hayvan ol. Kutsal su ol.” dediğini duydular.
Sayfa 126 - Doğan Egmont Yayıncılık·Kitabı okudu