“Son yıllarda televizyon ekranı giderek yaşadığımız mekânları sınırsızlaştırmaya başladı. Politik kişiliklerin ve “ünlü” diye nitelendirilen bazı kişilerin yanı sıra, hiç tanımadığımız ya da tanımayı seçmediğimiz insanlar artık sık sık odalarımızın içinde. Bizlere çeşitli duygular yaşatarak ve hiçbir zaman tanımayacağımız insanlarla tek yönlü ilişkiler kurmamıza neden olarak. Yücelttiğimiz, yargıladığımız, hoşlandığımız, kızdığımız bu insanlar bizler için yine de yalnızca birer imge ya da haber. Hangimizin, ne zaman, umulmadık bir nedenle “haber” olabileceğimizin kestirebilirliği de yok artık.”