Ne kadar okursam okuyayım sanırım hep eksik kalacak şu bi'çare aklım. Çünkü henüz, satırlar arasında kaybolmam gereken binlerce dünya var.
Not: Kitaplığımda olmayan hiçbir kitap, okuyacağım listemde yer almıyor.
Yere göğe sığdırılamayan, çok zeki, akıllı ve kurnaz, eşi benzeri yokmuş gibi yazılan ama tam bir hayal kırıklığı olan -kibarca hakaret bile edemiyorum- karakterlere tahammül edemiyorum. Demir Alev bu kitaptaki ana kadın karakter de tam olarak o karakter balonlarından bir tanesi! Elimin tersinde olsa... o denli bir zekasızlık. Yazarlar bu karakterleri kasten mi böyle yazıyor?
En nefret ettiğim yalanlar arasındadır, "Yalan söylenmesinden nefret ederim," cümlesini kurarak, hiç yalan maskesini takmamış gibi görünen, bakirliğin ardına gizlenen insanlar. İşte bu kimselerdir, en esaslı yalancılar.
Benim gibi birkaç kitabı bir arada okuyan var mı? Mesela Cinder ve Damızlık Kızın Öyküsü'nü düzenli okuyorum ama Ütopya ve Deliliğe Övgüyü sindirerek daha yavaş okuyorum ya da bazı kitaplara başlıyor ve elli küsür sayfada bırakıyorum. Sanki o kitabı okuyacağım zaman henüz gelmemiş gibi hissediyorum. Sanırım bu yüzdendir Kinyas ve Kayra'yı iki yıldır erteliyorum.
Ve şu popüler kitap okuma olayından nefret ediyorum. Özellikle bookstagramlar bunu çok yapıyor. Brian Selznick'in Kutup Yıldız'ı adlı kitabı mesela taa geçen ekim ayında almış ama okumamıştım hiç. Şu son bir ayın en popüler kitabı. Haziran sonu bir baktım birkaç bookstagramın sayfalarını süslüyor. Bir deli kuyuya taş atıyor ve diğerleri de arkasından gidiyor. Kitap okumak moda değildir yahu, delirtmeyin insanı. Almadan önce dahi birkaç defa gözüme çarptı kitap -ki bookstagramlar deli gibi kitap alışverişi yapan insanlar... son bir ay öncesine kadar hiç mi fark etmemişler kitabı merak ediyorum. Ama yok MODA. Bence çoğu bookstagram kitap okumaktan çok, çok satan okumayı seviyor.