Merve

@Mrvcd·
·
sabitlendi
Gazetemiz, insanlığın yakınlarına baş sağlığı ve sonsuz sabırlar diler...
Nihayet insanlık da öldü. Haber aldığımıza göre uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayata gözlerini yummuştur. (...) Bazıları bu haberi bir kelime oyunu sanmışlarsa da, yapılan araştırmalar bu acı gerçeğin doğru olduğunu göstermiştir. Evet insanlık artık aramızda yok. İnsanlıktan uzun süredir ümidini kesenler, ya da hayatlarında hiç insanlığı farkında olmayanlar bu haberi yadırgamamışlardır. (...) İnsanlıktan payını alamıyanlar için o zaten bir ölüydü ; onun bu kadar uzun yaşamasına şaşılıyordu..
Sayfa 255·Kitabı okudu
1000Kitap
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yıllar sonra sinirimden bana inceleme yazdıran kitap !
1/10
·416 syf.··
2026 5. kitabı
Vakit kaybettirmeden tavsiye etmediğimi söyleyeyim … Deli Divane’a, Nehir Erdem’in iyi bir senarist olduğunu duyduğum ve kitaplarının da çok tavsiye edildiğini gördüğüm için başladım. Açıkçası güçlü bir hikâye ve daha derin bir anlatım bekliyordum. Ama kitap bittiğinde hissettiğim şey hayal kırıklığından çok rahatsızlık oldu. Evet, belli ki senaryo kurabilen biri yazmış. Olay akıyor, sahneler gözde canlanıyor. Ama iyi bir senarist olmak, iyi bir edebi dil kurmak anlamına gelmiyor bence. Kitabın dili bana aşırı yüzeysel geldi. Karakterlerin duyguları derinleşmiyor, olaylar çok hızlı gelişiyor ve her şey biraz “ergen romantizasyonu” gibi ilerliyor. Eğer bu kitap yetişkinlere yazıldıysa neden bu kadar basit bir anlatımı var? Eğer gençlere hitap ediyorsa, o zaman da neden bu kadar problemli ilişki dinamikleri bu kadar çekici gösteriliyor? Kitaptaki kıskançlık, kontrol etme, sahiplenme gibi davranışlar resmen “büyük aşk” gibi sunulmuş. Sorun kötü karakter yazılması değil bu arada. İnsan her şeyi yazar. Ama burada toksik davranışların eleştirilmeden, hatta özendirilecek şekilde verilmesi beni ciddi anlamda rahatsız etti. Bir de bekaret konusunun işleniş şekli vardı ki ayrıca sinir bozucuydu. Kadının değeri hâlâ bu kavram üzerinden kuruluyormuş gibi bir yaklaşım vardı. Zaten toplumun kadınlara yeterince yüklediği bir mesele varken, bunu sorgulamak yerine yeniden üretmek bana inanılmaz problemli geliyor. Konu cinsellik değil. Konu, sağlıksız ilişki dinamiklerinin romantizm diye pazarlanması. Özellikle genç ve deneyimsiz okurların bunu “olması gereken aşk” gibi algılama ihtimali gerçekten rahatsız edici. Kitap bende çarpıcı bir aşk hikâyesi hissi bırakmadı. Daha çok, toksikliğin romantizm diye sunulmasına duyduğum büyük bir öfke bıraktı. Bilinçsiz bir okuyucuya asla
Deli DivaneNehir Erdem · Müptela Yayınları · 2015869 okunma

Merve

, bir kitap okudu
1/10
·416 syf.··
2026 5. kitabı
Nehir Erdem
8/10 · 869 okunma
Son söz
İyi anne babalık, bizim de iyi hissetmemizle mümkündür. Pek çoğumuz duymadığımız güveni, ihmal edilmiş şefkati, eksikliğini çektiğimiz yol göstericiliği söylenmeden, şikâyet etmeden çocuğumuza vermeye çalışıyoruz. Ona özen gösteriyoruz, incitmemeye gayret ediyoruz ama bizim de bir çocuk olduğumuzu, hâlâ şefkate ihtiyaç duyduğumuzu unutmayın. Çocuğunuzu nasıl gözetiyorsanız kendinizi de öyle gözetin. Anne babalık niyettir, çabadır. Niyetimiz iyi, çabamız sonsuz; öğrenmeye devam ediyoruz.
Çocuğun ruh sağlığı beş kolon üzerine inşa edilir. Babanın duygusal dengesi, annenin duygusal dengesi, anne baba arasındaki ilişki, anne babanın ebeveynlik becerileri, çocuğun mizacı. Bu kolonların hepsine bakmak gerekir. Kolonlar çürük, çatlaksa sadece birini onarmak işe yaramaz. Aile, en zayıf üyesi kadar güçlüdür. Çocuğunuzda ortaya çıkan davranış problemleri bu kolonlardaki sıkıntılardan kaynaklanıyor olabilir.
Sayfa 220·Kitabı okudu