Hani yaş odun kütüğü ocağın bir kenarında kalır da, diğer odunların ateşiyle kavrulup kömürleşir. Ne yanmıştır, ne de yaş sayılır. Ötekilerinin dumanıyla, nefesiyle boğulmuştur.
Kendimi unutma uykusuna teslim etmeyi gönülden istiyordum. Unutmam mümkün olsaydı! Sürekli olabilseydi! Gözlerim kapanınca, uykunun ötesinde yavaş yavaş salt yokluğa gitsem de varlığımı hissetmeseydim!
Benim için ışık yerine geçen o iki göz ebediyen sönmüştü bir kere. Bu durumda bir mekâna, bir sığınağa ulaşmışım veya hiç ulaşmamışım, benim için birdi.