Korku denince aklıma canavarlar, hayaletler gelirdi. Zweig gelip dedi ki: “Hayır, en büyük korku yakalanmaktır.”
Kitap 70 sayfa. Bir gecede bitiyor ama bitirdikten sonra beynin durmuyor. Evli bir kadın olan Irene, sıkıldığı için yasak bir ilişki yaşıyor. Sonra bir kadın çıkıyor ortaya ve “Kocana söylerim” diye şantaj yapıyor. İşte asıl hikaye bundan sonra başlıyor.
Zweig korkuyu dışarıdan anlatmıyor. Irene’in kafasının içine giriyorsun. Kalbin deli gibi atıyor, her sesle irkiliyorsun, terliyorsun. O kadar gerçek ki, okurken sen de yakalanacakmışsın gibi hissediyorsun.
Kötü tarafı: Dili biraz ağır. Uzun cümleler, eski bir üslup var. Uykusuz kafayla okumak zor. Sonu da havada bitiyor, “ne oldu şimdi” diyorsun.