Abdullah ibni Amr (R.A.) der ki. «Peygamber (S.A.V)'imiz söyle buyuruyor:
"Hz. Nûh (A.S.) ölmek üzere iken iki ogulunu yanina cegirarak onlara dedi ki:
"Size iki seyi emrediyor ve iki seyi yasakliyorum. Size Allah (C.C)'a ortak kosmayi
ve kendinizi büyük görmeyi yasakliyorum.
Size emrettigim iki seye gelince önce "lâ ilâhe illellah" (Allah (C.C)'dan baska ilâh
yoktur) demeyi emrediyorum. Çünki yerler, gökler ve yerler ile göklerdeki her sey
terazinin bir kefesine, "lâ ilâhe illallah" cümlesi de öbür kefesine konsa "lâ ilâhe
illallah" cümlesinin bulundugu kefe agir basar.
Yine gökler, yerler ve gökler ile yerlerde bulunan her sey bir çember olsa ve bu
çembere "lâ ilâhe illallah" cümlesi yüklense çember parçalanir.
Size emrettigim ikinci sey: "Sübhanellahi velhamdü lillâhi" (Allah (C.C)'i noksan
sifatlardan tenzih eder ve O'na hamdederim) demenizdir:
Cünki bu iki cümle canli - cansiz bütün varliklann duasidir. Bu iki cümle sayesinde
butun canlilar riziklanmaktadir."
“Herhangi bir kula bir musibet isabet eder de:
“Şüphesiz biz Allah’tan geldik ve şüphesiz biz Ona döneceğiz. Ey Allah’ım! Bu musibetten dolayı beni mükafatlandır ve bana ondan daha hayırlısını nasip buyur.” diye dua ederse, mutlaka Allah Teala onu mükafatlandırır, ona önceki halinden daha hayırlı bir durum nasip eder.”
• Müslim, Cenaiz, 3-4
Ne ayağım uydu, ne kafam uydu
Belli... ben bu çağın yabancısıyım.
Dostlar şöyle dursun, düşmanım duydu. Çekilen her "yağ"ın yabancısıyım.
GökçekimiAbdurrahim Karakoç
Müsait zaman olmaz her zaman namüsait
Yaşamaktayız lâkin tende can namüsait
Kısa bir misafirlik yaptığımız dünyada
Ya insan namüsait ya vicdan namüsait
Abdurrahim Karakoç