Kitaplarda bir efsane dolaşır. İçinde bulunduğumuz bin yılın başına her biri kendince damgasını vurmuş üç İranlı arkadaştan söz eder bu efsane: Dünyayı gözlemleyen Ömer Hayyam, o dünyayı yöneten Nizamülmülk ve aynı dünyaya dehşet saçan Hasan Sabbah. Birlikte Nişapur'da öğrenim gördükleri rivayet edilir. Tabii ki bu doğru olamaz, çünkü Nizam, Ömer'den 30 yaş daha büyüktür ve Hasan eğitimini Rey'de yapmış, belki doğduğu şehir olan Kum'da da biraz ders almış, ama kesinlikle Nişapur'da mektebe, medreseye gitmemiştir.
Bu cebir eserinde Hayyam bilinmeyen sayıyı göstermek için Arapçadaki “şey” terimini kullanmış; İspanyolların ilmi eserlerine “Xay” olarak geçen bu kelime zamanla kısaltılıp sadece ilk harfine indirgenmiş, sonra da “x” tüm dünyada bilin meyen sayının simgesi haline gelmişti.
Hamile bir kadın sokakta hoşuna giden bir yabancıyla karşılaşırsa hiç çekinmeden onun yemeğini paylaşmalıydı; o zaman çocuk o yabancı kadar güzel, onun gibi ince uzun olur; aynı soylu ve düzgün yüz hatlarını alırdı.