"İleri yönelik kısa ve uzun vadeli hedeflerimiz olması, her rüzgârla savrulmadığımızı, bir yönümüz olduğunu hissettirmesi bakımından
önemli olabilir. Kısa vadeli, nispeten daha ulaşılabilir hedefler oluşturmak bu yolda adım atmamızı kolaylaştırır; adım attıkça yolda ilerlediğimizi görebiliriz ve bu bizi kaybolmuşluk hissinden uzaklaștırır. Kontrol algısını bu șekilde artırmak mümkün. Ama yaşam elbette hedef gerçekleştirmekten ibaret bir yol değil. Öyle olsaydı, yani kontrol algısı için sadece hedefe ilerlemek gerekseydi doğallık kalmaz, planlar içinde hapsolmuş hissederdik. Yaşamın içinde hedefe yönelik hareketler kadar hedef odaklı olmayan, kendiliğinden yașantılara da ihtiyaç ve yer var. Hepsi bir denge meselesi. Bazen dengeyi kaybetmek de o dengenin parçası olabilir. Kendiliğinden olana alan tanımak; yani bazen kontrolü bırakmak da sağlıklı kontrolün, öz-düzenlemenin bir parçası."