KİTABA KISA BİR GİRİŞ
Aynı gece hem doğum hem ölüm olması ne acı bir şey! Diye düşünmüştüm fakat kitabın acı ile dolu olmayan tarafı olmadığını hatırlayınca çok da üzerinde durmadım açıkçası... Kitabımızın içindeki süper 5'li (o dönemde siyasi örgüt olarak çok fazla grup vardır.), kendilerinden ayrılmak isteyen bir üniversite öğrencisini o gece yeni doğum yapmış hanımı olmasına rağmen çıkarları doğrultusunda onu öldürmek konusunda karar kılarlar. Bu ölüm 1869'da yaşanmış gerçek bir olaydır (olaydan bahsedeceğim) ve Dostoyevski bu olaydan esinlenerek Cinler'i yazar. Dönemin Rusyası'nın Çar'ını devirmek ve devleti ele geçirerek kafalarındaki düşünceleri gerçekleştirmek isteyen bir siyasi örgütün içindeki aydınların, ateistlerin, sosyalistlerin, anarşistlerin, kafaların içinde yanıp sönen ateşlerin tablosunu bizlere çok iyi bir biçimde sunar. 19. yüzyıl sonu Rusyası'nda hüküm süren şiddet atmosferine karşı bir tepki olarak kabul edilen bu eser, devrimci bir komplodan ilhâm almasının yanı sıra yazılmış en iyi siyasi romanlardan biridir.
BAZI KARAKTERLERİN GERÇEK HAYATLA BAĞLANTISI VE TEMSİLLERİ
1) PYOTR STEPANOVİÇ VERHOVENSKİ
Stepan Verhovenski'nin oğlu. Rus devrimine gönülden bağlı ve Avrupa'dan gelen emirlerin uygulanması için canla başla çalışan bir nihilist gibi görünse de ütopik bir fikri kendi başına uygulamaya çalışan bir iktidar düşkünüdür. Dostoyevski'nin gerçek hayattan aldığı Sergey Nechaev'in romana adapte edilmiş halidir. Sergey Nechayev, 19. yüzyılın ortalarında yaşamış Rus devrimci bir figürdür. Radikal görüşleri ve eylemleri ile bilinir. Öğrencilik yıllarında çeşitli örgütlerde yer aldı ve devrimci faaliyetlere katıldı. Ancak, zamanla örgüt içindeki anlaşmazlıklar nedeniyle eleştirildi. Nechayev, radikal ideolojisi ve etik dışı eylemleriyle dikkat
Kitapta hayatının anlatıldığı Ertan Sarıhan; 30 Mart 1972 tarihindeki Kızıldere katliamında hayatını kaybeden on devrimciden biri.
Ertan 1942 Ordu, Fatsa doğumlu, CHP kökenli bir ailenin oğlu. Fatsa’da 1960 sonrası gelişen devrimci hareketin öncülerinden. Kitapta genel olarak Ertan’ın verdiği mücadelenin şahitlerinin anlatımı yer alıyor.
Ertan Sarıhan bilinçli bir siyasi örgütlenme için mücadeleye başlıyor. Bu doğrultuda mesleği öğretmenliği yapamıyor; siyasi, kültürel ve sportif faaliyetlere ağırlık veriyor. Bulunduğu ilçede tiyatro oyunları sergiliyor, gazete çıkarıyor, köylerde kitaplıklar kurduruyor.
Sömürü düzenini kırmak için köy köy dolaşıp tarım işlerini örgütlüyor. Tüm çabası köy halkından başlayarak, ülkesinin kalkınmasını sağlamak.
Ülkesini ve halkını uğrunda canını verecek kadar seven bir devrimci; Ertan Sarıhan…