İçsel boşluk ya da “içimizdeki yoksulluk,” kişinin
kendi hayatını yönlendirebilecek veya başka insanların kendisine yönelik tutumlarını değiştirebilecek bir aktör olamadığı durumlarda belirginleşir.
Küskünlüğün soylu bir tarzı vardır. Öfke sessiz ve kımıltısız orada durur ve şövalyesini güç ilişkilerinden, ahlaki düşüşlerden, ruhu çürüten
ne varsa ondan korur.Ruhun en ücra hücrelerine kadar kök salan o öfkenin diplerinde, mutlaka bir
'haksızlığa uğramışlık' hissi bulursunuz.
Ölüme verilecek bir cevabımız varsa, dünyanın bize geçici bir yurt olabileceğine dair ümidimiz var demektir. Ölüm varlığı ışıtır. Onun sayesinde yaşamanın bir lezzeti, sevmenin bir izzeti olur. Ebediyetin ışıkları içeri sızdığı için, aşk vardır. Aşkın ışıkları içeri sızdığı için dünya insana bir ev olur. Ev, manânın olduğu yerdir.