Kitap üç kişilik bir ilişki ağı. Aşk hikayesi diyemiyorum çünkü tam aşk olduğuna inandığım bir an da okuduğum şu paragraf
"Doktor Urbino onu sevmediğini biliyordu. Tepeden bakışı, ciddiliği, güçlülüğü hoşuna gittiği için, biraz da boş gururu yüzünden evlenmişti onunla; ama Fermina onu ilk kez öperken birbirlerini sevmelerine hiçbir engel akmayacağına inandı." kitabın asıl şimdi başladığını ve daha hızlı okumamı sağladı.
Fermina küçük yaşlarda mektuplaştığı ve sonrasında sevmediğini düşündüğü beğenmediği Florentino dan ayrılıp popüler yakışıklı doktor ile evlenmesi, bu süreçte üç karakterin de yaşadıkları anlatılıyor.
Evliliğin de iki kişilik yalnızlık ağı olduğunu düşündüren bir kitap. Yan yana ama yalnız.
"Evliliğin büyük felaketlerinden kaçınmanın, günlük küçük mutsuzlukları gidermekten daha kolay olduğunu bilselerdi, yaşam ikisi için de çok daha başka olurdu. Ama birlikte öğrendikleri bir şey varsa, o da, bilgeliğin bize artık hiçbir şeye yaramadığı bir zamanda geldiğiydi."
Florentino'nun takıntılı hali bunu kontrol etmek adına hayatına giren kadınlar ve maceraları anlatılıyor. Burada en rahatsız edici olanı kendinden 50 yaş küçük 14 yaşında vasi konumdaki kız ile yaşadıkları tabi ki. Ağzı iyi laf yapan kalemi kuvvetli, kibar ve nazik birinin bu tavırlarını aşk kelimesi ile sınırlandırıp bu kelimeye haksızlık yapmak istemem.
Fermina hikayede benim için aşkı aramaya çalışan hırçın sınırları zorlamayı seven inatçı güçlü bir kadın. Kendimi en çok ona yakın hissettim.
Biri siz hayatınızda var diye davranışlarını değiştiriyorsa o onun kişiliği değildir rol yapıyordur. Florentino, Farmina ile bir ihtimali olduğunu öğrenince her şeyden ve herkesten elini eteğini çekti.