Kendimizi bir başkası sanarak yaşasak da seziyorduk kim olduğumuzu.
Hangimiz kendimiz olarak mutluyduk ki
Onun için değil miydi zaten bize kendimizi unutturanlara, aşka ve sanata hayran olmamız, onun icin değil miydi zaten aşık olduklarımızı bir tanrı ya da tanrıça gibi görmemiz, onların bir mucizeyi gerçekleştirdiklerine,
bizi değiştirdiklerine inanmamız?
Hayatımıza girmiş ve oradan " suçlu ilan edilmeden"
Çıkmayı başarmış kaç kişi vardı?
Bu kadar cok suçlunun hayatımızda birikmesi bizi kuşkulandırmıyor muydu, bunca suçlunun ancak bir hapishanede bir araya gelebileceğini hiç düsünmüyor muy-
duk?
Kuşkulanmasak ve düşünmesek bile seziyorduk.