Mustafa Ceniklioğlu

Mustafa Ceniklioğlu
@Mstfa_5501
Öğretmen
Yüksek Lisans
İstanbul
38 okur puanı
Temmuz 2025 tarihinde katıldı
"Dörtnala gelip Uzak Asya'dan Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benziyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim"
Sayfa 612·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
birden bire beş adım sağında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar. O, saatı sordu. Paşalar: "Üç," dediler. Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun başına kadar, eğildi, durdu. Bıraksalar ince, uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı.
Sayfa 605 - Büyük Taarruz·Kitabı okudu
Nurettin Eşfak baktı saatına: - Beş otuz... Ve başladı topçu ateşiyle ve fecirle birlikte büyüktaarruz... Sonra. Sonra, düşmanın müstahkem cepheleri düştü. Bunlar : Karahisar güneyinde 50 ve doğusunda 20- 30 kilometredeydiler. Sonra. Sonra, düşman ordusu kuvayı külliyesini ihata ettik Aslıhanlar civarında 30 Ağustosa kadar.
Sayfa 610 - Büyük Taarruz·Kitabı okudu
Gece aydınlık ve sıcak ve kağnılarda tahta yataklarında koyu mavi humbaralar çırılçıplaktı. Ve kadınlar birbirlerinden gizliyerek bakıyorlardı ayın altında geçmiş kafilelerden kalan öküz ve tekerlek ölülerine. Ve kadınlar, bizim kadınlan mız: korkunç ve mübarek elleri, ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yarimiz ve sanki hiç yaşamamış gibi ölen ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen ve dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki ve karasabana koşulan ve ağıllarda ışıltısında yere saplı bıçakların oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan kadınlar, bizim kadınlarımız
Sayfa 593 - Büyük Taarruz·Kitabı okudu
İnönü meydanı, yavrum, rüzgar, soğuklar insanı arı gibi haşlıyor. Zemheriler bitti diyelim, hamsin ya başladı, ya başlıyor. Muharebe beş gün beş gece sürdü. Kan gövdeyi götürdü. Ve nihayetinde düşmanlar karın üstünde top arabaları, sandıklar dolusu konyak, altı kamyon bıraktılar. Sonra, kaçarlarken, yavrum, köyleri, köprüleri yaktılar...
Sayfa 581 - I. İnönü Savaşı·Kitabı okudu