Şahsına münhasır

Şahsına münhasır
Göründüğüm, yansıdığım , yazılarımdan anlaşıldığım.gibiyim. Ne eksik, ne fazla. 01.02.24 [K&M]
Türk Dili Ve Edebiyatı
114 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
KARINCADAN ALINAN İBRET
Emîr Timur’a, “Emîrlik gibi yüksek bir makama nasıl eriştin?” diye suâl ettiler. Şöyle cevap verdi: “Aslâ ümitsizliğe düşmedim ve hiçbir güçlükten yılmadım. Maksadıma erişmek için bir karıncadan ibret aldım. Bir gün düşmanlarımdan kaçmış, bir harabeye sığınmıştım. Âkıbetimden endişe etmekteydim. Ansızın gözüm bir karıncaya tesadüf etti. Kendinden daha büyük bir buğday tanesini almış, duvardan yukarı çıkıyordu. Yolun yarısına varınca, buğday ağır olduğu için yere düşüyordu. Karınca tekrar alıp çıkmaya çalışıyordu. Saydım; bu hâdise altmış-yetmiş defa tekrar etti. Karınca, vazgeçmedi ve en sonunda buğday tanesini, duvardan yukarıya çıkarıp maksadına erişti. Bu vaziyeti görünce, ondan ibret aldım. Bende bir ümit peydâ oldu ve kendi kendime, ‘Ben, bu karıncadan daha âciz değilim!’ dedim ve maksadıma erişinceye kadar aslâ ümitsizliğe düşmedim, hiçbir güçlükten yılmadım.” (Orta Şekerli Tarih, Yedikıta Kitaplığı)
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
KARINCADAN ALINAN İBRET
Emîr Timur’a, “Emîrlik gibi yüksek bir makama nasıl eriştin?” diye suâl ettiler. Şöyle cevap verdi: “Aslâ ümitsizliğe düşmedim ve hiçbir güçlükten yılmadım. Maksadıma erişmek için bir karıncadan ibret aldım. Bir gün düşmanlarımdan kaçmış, bir harabeye sığınmıştım. Âkıbetimden endişe etmekteydim. Ansızın gözüm bir karıncaya tesadüf etti. Kendinden daha büyük bir buğday tanesini almış, duvardan yukarı çıkıyordu. Yolun yarısına varınca, buğday ağır olduğu için yere düşüyordu. Karınca tekrar alıp çıkmaya çalışıyordu. Saydım; bu hâdise altmış-yetmiş defa tekrar etti. Karınca, vazgeçmedi ve en sonunda buğday tanesini, duvardan yukarıya çıkarıp maksadına erişti. Bu vaziyeti görünce, ondan ibret aldım. Bende bir ümit peydâ oldu ve kendi kendime, ‘Ben, bu karıncadan daha âciz değilim!’ dedim ve maksadıma erişinceye kadar aslâ ümitsizliğe düşmedim, hiçbir güçlükten yılmadım.” (Orta Şekerli Tarih, Yedikıta Kitaplığı)
اَسْتَغْفِرُ اللَّهَ مِنْ قَوْلٍ بِلاَ عَمَلٍ لَقَدْ نَسَبْتُ بِهِ نَسْلاً لِذِى عُقُمٍ SÖYLEYİP DE, KENDİSİYLE AMEL ETMEDİĞİM SÖZDEN DOLAYI ALLAH-U TEALA DAN MAĞFİRET TALEP EDERİM. BUNUNLA BEN, KISIR OLAN BİR KİMSENİN, ÇOCUĞUNUN OLDUĞUNU İSBAT ETMESİ GİBİ BİR ŞEY YAPMIŞ OLDUM.(Kasidei Bürde 26. Beyit)
وَاخْشَ الدَّسَائِسَ مِنْ جُوعٍ وَمِنْ شَبَعٍ فَرُبَّ مَخْمَصَةٍ شَرُّ مِنَ التُّخَمِ AÇLIK VE TOKLUĞUN KÖTÜLÜKLERİNDEN KORK.(Özellikle de açlığı ve susuzluğu mutlak ibadet sanma) NİCE AÇLIK VARDIR Kİ, NİCE TOKLUK DAN DAHA KÖTÜ VE ZARARLIDIR. (Kasidei Bürde 22. Beyit)
فَاصْرِفْ هَوَاهاَ وَ حَاذِرْ اَنْ تُوَلِّيَهُ انَّالْهَوَى مَا تَوَلَّى يُصْمِ اَوْ يَصِمِ -“Ey nefsini terbiye etmek istek ve kararında olan kimse! Onu isteklerinden vazgeçir ve sana hükmetmesinden sakın. Çünkü, nefsin istekleri neyi hedefler ve hakim olursa onu ya helak veya rezil ve rüsvay eyler”