Yıldızlar kıyamet gibiydi kaldırımlarda/Çünkü biraz evvel yağmur yağmıştı/Adam bulut gibiydi, hatırladı/Adamın ayaklarının altında/Yıldızların yıldız olduğu vardı/Adam yıldızlara basa basa yürüdü/Çünkü biraz önce yağmur yağmıştı. 
Önce bir ellerin vardı yalnızlığımla benim aramda/Sonra birden kapılar açılıverdi ardına kadar/Sonra yüzün onun ardından gözlerin dudakların/Sonra her şey çıkıp geldi
Kıskançlığımın kıskançlık olduğunu, aklımın hala mantıklı kalabilen küçük bir köşesi ile düşünebilmeme rağmen, her yerimi şiddete varan bir güçle saran bu aşağılayıcı duyguya bile bile teslim olmuştum.
Tamam da bir insan çocuğunu neden döver? Hem de adam olması için! Ne zaman ki bir çocuk öndeki tekerleği izlemekten vazgeçer, bu acı da dönüşür. Ruhunu ezdiğiniz bir çocukla nasıl bir gelecek kuracaksınız?