Ayasofya'nın cami yapılmasına salt gündem değiştirmek, dini ve milli duyguları istismar edip oya çevirmeye çalışmak ve kendi kitlesini konsolide etmek olarak bakmak biraz eksik. Uygarlığın ortak mirasıydı ve farklı inanışlara sahip bireylerin barış içinde bir arada yaşadığı bir Türkiye hayalinin teminatıydı Ayasofya. Öyle şoven duygularla meze edilecek bir miras değildi. Türkiye UNESCO'nun Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunmasına Dair Sözleşmesine taraf bir ülke ve Ayasofya da, 1985 yılında Dünya Kültür Mirası listesine alınmış bir eser. Yani Türkiye, taraf olduğu sözleşme gereği, Ayasofya'nın insanlığın ortak kültürel mirası olduğunu kabul ediyor.
Danıştay'ın 1934 tarihli bakanlar kurulu kararını iptal etmesinin nedeni Atatürk'le hesaplaşmak ve Cumhuriyet'e, karşı devrim yaparak var olanları birbir yok etmek. Bu alınan karar Batı'da aşırı sağ, ırkçı ve İslamafobik hareketleri güçlendirecek ve bundan en çok bizler zarar göreceğiz. AKP'nin iktidarı bırakmama inadı nedeniyle hukuku, meclisi, adaleti ve bütün kurumları yok etti. Bırakmama inadı ve baskıyı daha da artırma isteği sebebiyle barolar bölünüyor, sosyal medya çalışması yapılıyor, kıdem tazminatları gaspedilmeye çalışılıyor ve her ses eden göz altına alınarak susturulmak isteniyor. Türkiye dünyadan kopuyor, içeriye sıkışıyor ve bütün demokratik haklar bir bir yok ediliyor.
Muhalefet de aman ağzımız yanmasın havasında figüranlık etmeye devam ediyor.