Sessizce... Derin kuyularda hissedilmedi bile... Oysa orada titrerken, kimse görmez. Bir taş suya düşmeden batar mıydı?
Ya da sesi içeriden susturulmuş muydu ?
Bir parıltı vardı yıldızın, gökyüzünün ne olduğunu bilmediğin o ışık, Umut muydu yoksa?
Sonra gökyüzü değişti. Renk değil, his değişti. Anlamıştı artık
Bir boşluk indi dizlerinin üstüne, adı yoktu, soran olmadı.
İnsan bazı eksikleri büyütüp susar, bazılarını küçültüp yanar. Bazıları ise, sadece yazılır. Üstü kapalı, altı yangın.
Peki, kim itmişti o derin kuyuya? Belki de kimse değildi. Bir düşünce, görülmeyen düşüncelere dönüştü ve sen kendi kendini bu hale getirdin... Hayır ! Bunu sana onlar yaşatmıştı... Hiç kimse bile bile kendini karanlığa sürüklemezdi..
Neydi doğru olan? Nedenini arayıp suçlu bulmak mı ? Tefekkür edip, yoluna bakmak mı ? Herkesi hayatından silmek mi? Robotlaşmak mı ? Belki de sadece susmaktır... Eyvallah...