Nereden zihnime gelip oturduysa kişisel gelişim veya bir zamanlar meşhur olan NPL tarzını çağrıştıracak kitaplara karşı bir önyargım var aslında. Kolay kolay bu tarz kitaplar okumuyorum. Mehmet Murat’ın bir şekilde okumaya başladığım kitabı ise birçok konuda iyi geldi bana. Bazı sorunlarıma çözüm olabilecek bölümler okudum kitapta.
Kitabın adı, üst ve alt başlıklar ve kapağa çıkan cümlelerle bildik kişisel gelişim kitaplarından farkı yok. Belki de bu tarza karşı önyargımı tekrar gözden geçirmem gerekiyordur, o da olabilir.
Yazar kitap boyunca okuduğu kitapları, izlediği sinema filmleri ve dizileri referans veriyor. Bazılarının altını çizdim, belki bir ara okurum, izlerim diye. Az da olsa anılarına ve kendi deneyimlerine yer veriyor ki bu kısımlar çok iyi, keşke daha fazla yer verseydi. İşin içine kendini kattığı zaman anlatım seminer havasından, sohbet havasına geçiyor ve daha hoş oluyor. Testlerin çoğunu uyguladım. Alıştırma ve pratikleri ise sadece okudum elbette. Sanırım bir grup çalışması halinde belli bir süreçte bu alıştırmalar yapılabilir. Bir kişinin tek başına uygulaması zor gibi.
Hoşuma giden, bazı sorunlarıma çözüm olabileceğini düşündüğüm bölümlere gelince.
"Vahşi Doğada Sevgi ve Empati" bölümü hem bir bakış açısı geliştirmek hem referans verdiği belgeseller açısından dikkat çekici.
"Nuh’un Gemisi ve Cennete Dönüş" bölümünü çok beğendim. Özellikle “kanıksanan mucize ve büyük nimet” vurgusu ufuk açıcı.
“Almak, Vermek, Aldanmak” bölümünde kendimden bir şeyler buldum. Yıllarca kendimi mutsuz ve başarısız verici olarak gördüm bu bölümdeki tanımlamasıyla. Belki biraz çalışarak bunu iyiye döndürebilir miyim diye düşündüm. Artık çok zor elbette, üstünden çok şey geçmiş. Yine de en azından tanımlamak, deneyim kazanmak iyi denebilir belki.
Şükür ve şükran