Muallim

Muallim
@Muallim_Beyy
Gösterişin,torpilin, kibrin ve sayamadığım binlerce putun kol gezdiği bu çağda;bir bakışın,bir duruşun, bir hayatın sadeliğine inanıyorm. .
Beni esmerliğime götür anne Benzime baharın konduğu zamana Bir intihar sonrası büyümüş sakallarımda Kuruyan yaprakların Yeşiline götür Kundurama baktığımda Sevindiğim sabahlara Götür Yurdumda Kan açıyor çiçekler Toprağa serpilen acı Ekmeğe karışıyor Kardeşe pay edilip Sofraya duruyor Ölüm Bize hep türküsü kalan yaslı agızlarda Ağıda duran Beni sevgiye götür anne Türkü türkü umuda dağılan
Edebiyat
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ötesi, Berisi, Dahası… Aşkın, seninle ödüllenemeyen yanıydı yalnızlık. Ardı, nefes kesiği. Ötesi yara, berisi bere, dahası izdir. Geldiğim kadar gitmenin, Hatırladığım kadar unutmanın, Susturan ve üşüten avazlarıma, libas bulmanın vaktidir şimdi. Çoğalmaya gelmişken, azalarak kaldım cehenneminde. Benim için, Öldüğünü görmemek için ölmek oldu artık hayat. Yalnızlığın aşkla ödüllenemeyen yanısın, sen. Ardı, biz. Ötesi yâr, berisi ben, dahası anıdır. Acının ve ağrının kentidir, Hayatın hep arka odası. Zamanın arka bahçesidir biraz da ve sadece hep ‘‘bir gün’’ olarak verilir, dün. Benim yalnızlıkla cezalandırılmamdı, aşk. Ardı, ruh âlemi. Ötesi şer, berisi ecel, dahası kalptir. Yüzdüğüm kadar boğulmanın, Tanıdığım kadar yabancılaşmanın, Eriten ve meleten kelimelere, deyiş bulmanın vaktidir şimdi.
Edebiyat
Ramazan Bayramımız Mübarek Olsun
İnsanlık tarihinin bu zor zaman diliminde idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı’nın bütün insanlığa şifa getirmesini; insan ile insan arasında, insan ile varlık ve tabiat arasında yeni bir Merhamet Sözleşmesine vesile olmasını yüce Rabbim’den niyaz ediyorum.
Din
Bayram
Ve Bayram... Bir aziz Ramazanı daha uğurluyoruz hayırlısıyla. Kendisine verebildiklerimiz ve kendisinden alabildiklerimiz konusunda nefsimizle hesap görme vaktidir şimdi. “Bir ay boyunca dişimizi sıktık, nefsimizle boğuştuk, sıkıldık... Şimdi bayramı hak ettik. Bari bayramda biraz rahatlayalım” psikolojisi –başta bu satırların yazarı olmak üzere– oruç tutanların kahir ekseriyetinde görülür. Belli bir haklılık payı da yok değildir bu psikolojide. Ancak bir noktaya dikkat edelim: Bir ay boyunca dişimizi sıkarak, nefsimizi dizginleyerek elde ettiğimiz manevi kazanımlar bu psikolojinin yol açabileceği hesapsızlık ve ölçüsüzlük sebebiyle heba olmasın. Ramazan orucunu “yasak savmak” kabilinden mi, yoksa can-ı gönülden ruhumuzla, bedenimizle, bütün algı ve azalarımızla mı tuttuğumuz sorusunun cevabı burada tebellür edecek. Efendimiz (s.a.v) tarafından Şevval ayında tutmaya teşvik edildiğimiz 6 günlük orucun tam da bu noktaya taalluk eden yönleri var. Alimler 6 günlük Şevval orucu üzerinde dururken birçok hikmete değinir. Bunlardan ilginizi çekeceğini düşündüğüm hususları özetle sıralayayım: Bir amelin kabul edilip edilmediğinin alameti, hemen arkasından yaptığımız işle belli olur. Eğer herhangi bir salih amelin arkasından bir başka salih amel işlemeye muvaffak kılınmışsak, bu, ilk işlediğimiz salih amelin makbul olduğunu gösterir. Hemen sonra üçüncü olarak işleyeceğimiz salih amel de ikinci sırada işlediğimiz amelin makbuliyetinin göstergesi olur ve bu durum zincirleme bu şekilde devam eder. Eğer bir salih amelin arkasından bir ma’siyet işlemişsek, bu da o salih amelin kabul edilmediğinin göstergesi olur. Dolayısıyla Ramazan orucunun makbuliyeti de Şevval ayında tutacağımız 6 gün orucu ile tezahür edecektir. Salih amel işlemeye muvaffak kılınan kimse, bu tevfik için de
Din
19 Mayıs
101.Yılını kutladığımız 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramınızı kutlar, bu vatanı bizlere emanet eden devlet büyüklerimizi saygıyla, şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şâd, mekanları cennet olsun.