Devrin gayrimüslim ressamı Aynü'd-Devle Gürcü Hatun'un emriyle Hz. Mevlana'nın resmini yapmak için dergaha gider...
Aldığı talimatı söyler..
Hz. Mevlana "yapabiliyorsan yap bakalım" der..
Ressam işine koyulur..
Fakat her başladığı resimden vazgeçiyordur...
Çünkü seyrettiği sima o anlar içinde daha bir nurlanıyor, bambaşka bir güzelliğe bürünüyordur...
Sonunda acziyet içinde hayranlığını şöyle ifade eder:
"Velisi böyle olan dinin Peygamberi (s.a.v) kim bilir nasıldır!"
Önce mutlu olmaya karar ver, sonra da bıkmadan, usanmadan her yerde ara onu. Çiçekte, böcekte, resimde, kitapta, havada, suda, eşte, dostta, kiminin gözündeki yaşta, kiminin içten bir gülüşünde hep ara.
“Bu meslek, bana bu konuda çok şey öğretti. Öyle insanlar var ki, ne kadar kötüyseniz, onu ne kadar çok yaralayabiliyorsanız, size verdiği önem o kadar artıyor."