William Shakespeare, bir tiyatro metni kaleme alsa da Othello, okuru bir romanın en mahrem koridorlarında gezdirecek kadar akıcı ve sarsıcı bir eser. Ancak bu eseri bitirdiğinizde hissettiğiniz şey sadece bir trajedi değil, aynı zamanda kocaman bir "ne yazık ki" duygusu oluyor. Othello, o meşhur veda nutkunda bile hâlâ kendisinin nasıl anılacağını dikte etmeye çalışırken, aslında sevdasından çok kibrini ele veriyor. Elindeki o "paha biçilemez inciyi" başkalarının sinsi fısıltılarına kurban edip sonra da gözyaşı dökmesi; aşkın değil, telafisi imkansız bir akılsızlığın ve hoyratlığın resmidir. Sevgisini gururuna meze yapmış bu bencil adamın hikayesi, insanın kendi içindeki o muazzam gaflete nasıl yenik düşebileceğinin en acı kanıtı. Shakespeare’in bu eşsiz kurgusunda dahi Othello’ya duyulan tek his, derin bir kırgınlık. Ne acı ki; biz seni o eşsiz sevdanla değil, elindeki kutsalı kendi ellerinle kıran o onulmaz acizliğinle anacağız.
OthelloWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
Nasılsam öyle söz edin benden.
Hiçbir şeyi hafifletmeyin, ama hiçbirini de
Anlatmayın kötü niyetle.
Benim için, akılsızca ama çok seven biri deyin,
Kolayca kıskanmayan, ama bir kez de kıskandı mı
Kendini kaybeden biri diye söz edin benden.
O deyin, aşağılık bir Hintli gibi,
Kendi kavminden daha değerli bir inciyi
Fırlatıp attı.
Alışık değildi ağlamaya, ama tutsak olunca gözleri,
Arabistan ağaçlarının her derde deva zamkı kadar çok
gözyaşı döktü.