-İyi ama, diye sordu , ayağınızın altında ki her şey gittikçe çatırdarken nasıl yaşayacaksınız?
-Yalnız var olmak yetmiyor mu ? Sevinç ,eylemin kendisindedir .
Annesi yakında ölecekti! Bu düşünce bütün varlığında yankılanıyordu. Düşünmediği zaman, çok daha derin başka bir darbe onu tepeden tırnağa titretiyordu. Durmadan yeni şaşırtmacalar çıkıyordu önüne, bir türlü alışamadığı bir düşünce, başka duygulanımlara yer bırakmayan ve sürekli yenilenen bir şaşkınlık içindeydi. Söz konusu düşünce, zaman zaman açık seçikliğini yitiriyor, içinde yalnız bir karabasanın dayanılmaz belirsizliği kalıyor, bunun üzerine o da, kaygıyla büyük bir felaket beklemeye başlıyordu. Uzun dakikalar boyunca, çevresindeki her şey silinip gidiyordu; daha sonra, kumları, yosunları, uzaktaki denizi, uçsuz bucaksız ufku, yeniden görmeye başladığında, yaşadığı dünyayı tanıyamadığı için şaşkınlığa kapılıyordu. Onca sık geçtiği yerler buralar mıydı? Nesnelerin anlamı değişmişti sanki, biçimleriyle renklerini hiç böylesine derinlemesine görmemiş gibiydi. Annesi yakında ölecekti! Ve o, kulaklarını sağır eden uğultudan kaçmak istercesine durmadan yürüyordu.