"-artık sevilmemek, sevdiği tarafından sırtından bıçaklanmak, küçümsenmiş, ayağa kalkmış bir insan olarak tek başına kalmak! Yeniden açılan yarası kanıyordu. Lazare’ın kendisini küçük düşürdüğünü hiç böylesine derinden hissetmemişti. Kendisini hançerlediklerine göre, onlar da geberip gidebilirlerdi. Sonunda bütün ağırlığıyla göğsüne çöken yengesinin güçlü hırıltısı içinde, parasıyla yüreğinin çalınışı dönüp dönüp beynine iniyordu."
"Hey ulu Tanrım! Yıkım işte böyle göz açıp kapayıncaya dek insanın tepesine çöküveriyordu. Şu anda geniş masasının bir köşesine çökmüş zangır zangır titriyor, az önce tanı koyduğu hastalığın adını anmayı göze alamıyordu. İki yıllık tıp eğitimi, ölüm karşısında bütün hastalıkların birbirine eşit olduğunu gösterememişti ona. Gerek yakınlarından biri gerek kendisi kalp hastalığına yakalanacak diye hâlâ ödü patlıyordu. Yaşamın kaynağından, yüreğinden vurulmak ona göre en korkunç, en acıklı ölümdü."