Alpay Lev

Alpay Lev
@MuazzamAdam
Edebiyat, Bilim-Kurgu, Fantastik, Korku, Bilim.
Puan vermedi·480 syf.·
2021 27. kitabı
Kitap yazarı kendince araştırma yapmış,bilgi toplamış ,yorumlamış,yazmış, çizmiş ... Kendisine sadece bir tek soru sorarak tüm kitabının mantıklı bir konu üzerinde çalışıp çalışmadığını sormak istiyorum - "Sanatlı bir eser, sanatkârı icab eder. Eğer bir sanat varsa, mutlaka o sanatın bir Sanatkâr'ı vardır." Küçük bir örnekle açıklamak istiyorum.Örneğin bir yumurta düşünün içinde sarı ve beyaz iki viskoz sıvı mevcut. Bunu tavuğun altına veya ısıya maruz bıraktığımızda yaklaşık 20 gün içerisinde Mükemmel işleyişleri olan ve benzeri dahi yapılamayan solunum ,dolaşım ,boşaltım,iskelet sistemleri ,göz ,kulak ,böbrek ,mide ,burun ,karaciğer vs... oluşuyor sizce bunu yumurtanın içerisinde bulunan aklı ,iradesi ,gücü mühendislik bilgisi olmayan hücreler ,atomlar veya iki viskoz sıvı mı yaptı yoksa bunu kontrol eden ,gören,düzenleyen farklı bir gücün mü olmasını gerektirir ?(Bu güce enerji,tanrı ,allah ,vs diyebilirsiniz )Bu küçük örneği kendi vücudunuz ,denizlerde yaşayan milyarlarca canlı,karada yaşayan hayvan bitki organizmalarına bakarak yorumlayıp genişletebilirsiniz . #Kitabı okuma esnasında aldığım dipnotlarım# -Yazar dışardan gelen tüm fikirlere tamamiyle kendini kapatmış ve kendi fikirlerini kabul etmeyenlerin beyinlerinin yıkanmış olduğunu söylüyor.Yani şu çıkarım mı çıkıyor kim bu kitabı okursa oradakileri mantıklı ve akla yatkın bulmalı ve fikirleri değişmelidir .Diğer tüm inançların aynı şeylerden bahsettiğini ve birbirinin kopyası olduğunu ifade etmekte bu da aslında bunların hepsinin bir ortak bir amacı olduğunu göstermez mi yani hepsinin ortak bir kaynaktan beslendiği anlamı çıkmaz mı ? - kitaptan bir Alıntı "Bazı insanlar, birtakım alanlarda yüksek bir bilgi seviyesine ulaştıklarında, her konuda düşüncelerini söyleme hakkını kazandıklarını zannederler" Bu
Tanrı YanılgısıRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20204,105 okunma
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Alpay Lev
Kısa kısa yazışırsak her konuyu tane tane konuşabiliriz diye düşünüyorum :) Şimdi bilgi sahibi gibi davranan yapılara gelirsek, bugün biz bile kanser hücrelerini bulup tutunabilen kimyasallar yapabiliyoruz. Hiç bir aklı olmayan bu maddeler sadece fizik-kimya-biyoloji ilkelerine göre geliştiriliyor. Nanoteknoloji ile üretilen akıllı diye tabir edilen ama tabi ki aklı olmayan malzemelere hiç değinmeyelim bile.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·480 syf.·
2021 27. kitabı
Kitap yazarı kendince araştırma yapmış,bilgi toplamış ,yorumlamış,yazmış, çizmiş ... Kendisine sadece bir tek soru sorarak tüm kitabının mantıklı bir konu üzerinde çalışıp çalışmadığını sormak istiyorum - "Sanatlı bir eser, sanatkârı icab eder. Eğer bir sanat varsa, mutlaka o sanatın bir Sanatkâr'ı vardır." Küçük bir örnekle açıklamak istiyorum.Örneğin bir yumurta düşünün içinde sarı ve beyaz iki viskoz sıvı mevcut. Bunu tavuğun altına veya ısıya maruz bıraktığımızda yaklaşık 20 gün içerisinde Mükemmel işleyişleri olan ve benzeri dahi yapılamayan solunum ,dolaşım ,boşaltım,iskelet sistemleri ,göz ,kulak ,böbrek ,mide ,burun ,karaciğer vs... oluşuyor sizce bunu yumurtanın içerisinde bulunan aklı ,iradesi ,gücü mühendislik bilgisi olmayan hücreler ,atomlar veya iki viskoz sıvı mı yaptı yoksa bunu kontrol eden ,gören,düzenleyen farklı bir gücün mü olmasını gerektirir ?(Bu güce enerji,tanrı ,allah ,vs diyebilirsiniz )Bu küçük örneği kendi vücudunuz ,denizlerde yaşayan milyarlarca canlı,karada yaşayan hayvan bitki organizmalarına bakarak yorumlayıp genişletebilirsiniz . #Kitabı okuma esnasında aldığım dipnotlarım# -Yazar dışardan gelen tüm fikirlere tamamiyle kendini kapatmış ve kendi fikirlerini kabul etmeyenlerin beyinlerinin yıkanmış olduğunu söylüyor.Yani şu çıkarım mı çıkıyor kim bu kitabı okursa oradakileri mantıklı ve akla yatkın bulmalı ve fikirleri değişmelidir .Diğer tüm inançların aynı şeylerden bahsettiğini ve birbirinin kopyası olduğunu ifade etmekte bu da aslında bunların hepsinin bir ortak bir amacı olduğunu göstermez mi yani hepsinin ortak bir kaynaktan beslendiği anlamı çıkmaz mı ? - kitaptan bir Alıntı "Bazı insanlar, birtakım alanlarda yüksek bir bilgi seviyesine ulaştıklarında, her konuda düşüncelerini söyleme hakkını kazandıklarını zannederler" Bu
Tanrı YanılgısıRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20204,105 okunma
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Alpay Lev
Yasin bey, yaşınızı ve aldığınız eğitimi bilmiyorum. Yanlış anlaşılmasın ama falan filan dediğiniz bilgiler insanlığın bugüne kadar ulaştığı saf bilimsel bilgiler. Söylediğim kitaplar doktora üstü seviyedeki, konularında çok sayıda akademik makale yayınlamış dünyaca ünlü bilim insanlarının kitapları. Bu sebeple, konuyla ilgili bilimsel eğitiminiz yetersizse popüler bilim sınıfındaki kitapları dahi anlayamazsınız. Doğrudan akademik çalışmaları okumak isterseniz sciencedirect.com gibi sitelerden ulaşabilirsiniz.
Puan vermedi·480 syf.·
2021 27. kitabı
Kitap yazarı kendince araştırma yapmış,bilgi toplamış ,yorumlamış,yazmış, çizmiş ... Kendisine sadece bir tek soru sorarak tüm kitabının mantıklı bir konu üzerinde çalışıp çalışmadığını sormak istiyorum - "Sanatlı bir eser, sanatkârı icab eder. Eğer bir sanat varsa, mutlaka o sanatın bir Sanatkâr'ı vardır." Küçük bir örnekle açıklamak istiyorum.Örneğin bir yumurta düşünün içinde sarı ve beyaz iki viskoz sıvı mevcut. Bunu tavuğun altına veya ısıya maruz bıraktığımızda yaklaşık 20 gün içerisinde Mükemmel işleyişleri olan ve benzeri dahi yapılamayan solunum ,dolaşım ,boşaltım,iskelet sistemleri ,göz ,kulak ,böbrek ,mide ,burun ,karaciğer vs... oluşuyor sizce bunu yumurtanın içerisinde bulunan aklı ,iradesi ,gücü mühendislik bilgisi olmayan hücreler ,atomlar veya iki viskoz sıvı mı yaptı yoksa bunu kontrol eden ,gören,düzenleyen farklı bir gücün mü olmasını gerektirir ?(Bu güce enerji,tanrı ,allah ,vs diyebilirsiniz )Bu küçük örneği kendi vücudunuz ,denizlerde yaşayan milyarlarca canlı,karada yaşayan hayvan bitki organizmalarına bakarak yorumlayıp genişletebilirsiniz . #Kitabı okuma esnasında aldığım dipnotlarım# -Yazar dışardan gelen tüm fikirlere tamamiyle kendini kapatmış ve kendi fikirlerini kabul etmeyenlerin beyinlerinin yıkanmış olduğunu söylüyor.Yani şu çıkarım mı çıkıyor kim bu kitabı okursa oradakileri mantıklı ve akla yatkın bulmalı ve fikirleri değişmelidir .Diğer tüm inançların aynı şeylerden bahsettiğini ve birbirinin kopyası olduğunu ifade etmekte bu da aslında bunların hepsinin bir ortak bir amacı olduğunu göstermez mi yani hepsinin ortak bir kaynaktan beslendiği anlamı çıkmaz mı ? - kitaptan bir Alıntı "Bazı insanlar, birtakım alanlarda yüksek bir bilgi seviyesine ulaştıklarında, her konuda düşüncelerini söyleme hakkını kazandıklarını zannederler" Bu
Tanrı YanılgısıRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20204,105 okunma
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Alpay Lev
Yasin bey, yazınızın yumurta ile ilgili kısmı için tüm cevaplar genetik biliminde. Temel kısmı üniversitelerin lisans seviyesi eğitiminde veriliyor. Popüler bilim kitabı olarak da akademik çalışmalardan derlenmiş kaynaklar mevcut. Jim Al-Khalili'nin editörlüğünü yaptığı "Uzaylılar" kitabını tavsiye ederim. Bilimin dünya dışı yaşam arayışını anlatırken yaşamın başlangıcından da bahsediyor. Buna ek olarak David Eagleman kitapları da insan vücudunda ruh değil bilinç olduğunu güzel anlatıyor. Tavsiye edilir.
3/10
·152 syf.··
2020 82. kitabı
·
209 günde okudu
·
Okunma: 13 Ekim 2020 09:53
Kitabın bir bölümü Osmanlı zamanındaki İstanbul da geçiyor. Sürükleyici desem sürükleyici değil monoton desem o da değil bir kitap. Filmi de yapılmış ama boş kitapla alakası yok. Hatta tarihte en zarara uğrayan filmmiş :) hadi şimdi okuyun okuyabilirseniz
Seksen Günde Dünya TuruJules Verne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201624bin okunma
Alpay Lev
Okuduğunuz basım, tam ve doğru çeviri olmayabilir mi? İthaki'nin J.Verne serisindeki basım tam metin çeviri. İstanbul'un ne adı geçiyor ne de hikayedeki seyahat rotasında var.
9/10
·240 syf.··
2018 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2018 13:07
(Ön not: Bu kitabın da içerisinde yer aldığı 5 muhteşem bilimkurgu eserini yorumladığım videomu izlemek isterseniz şu linke tıklayabilirsiniz: youtube.com/watch?v=BvYXVnA...) İthaki Bilimkurgu Klasikleri serisinden okuduğum 25. kitap oldu. Şu ana kadar serinin içerisinde okuduğum en gerilimli ve en gizemli kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitabın başındaki yorucu bilimsel betimlemeleri ve anlatımları bir kenara bırakırsak, soluk soluğa okuyabileceğiniz bir kitap. Aslında bu kitabın incelemesini yazmak bir hayli zor. Benim gibi bilimkurgu incelemeleri yazmaya alışkın birisi için bile gerçekten zor. Çünkü bilinmeyen bir gezegene giden ve henüz teknolojik olarak ulaşamadığımız donanımlara sahip bir uzay gemisinin yaşadıkları anlatılıyor. İlk paragrafta da belirttiğim gibi kitabın içerisinde büyük bir gizem var ve bu gizem kitabın sonuna kadar da açıklığa kavuşmuyor. Kitabın konusu ise, klasik bilimkurgu romanlarında karşılaşacağımız cinsten bir konu. Regis III isimli gezegene yaptığı keşif sonrasında bilinmeyen bir sebeple kendisinden hiçbir haber alınamayan bir uzay gemisi vardır. Bu uzay gemisinin ismi Kondor'dur. Tabii Kondor'dan hiçbir haber alınamamasından sonra Dünya, bu uzay gemisiyle ilgili bilgi alması ve mürettebatını bulması için bir başka gemiyi, "Yenilmez"i, Regis III'e gönderir. Kitaptaki kahramanlarımız da Yenilmez'in içerisindeki mürettebattır. Ancak Yenilmez de Regis III'e indikten kısa bir süre sonra Dünya ile bağlantısını kaybeder. Regis III görüntü olarak çölü andıran bir yerküreyi anımsatsa da birçok yönden Dünya'dan farklılık arz etmektedir. Yenilmez, zamanla kardeş gemisi olan Kondor'u bulur. Fakat mürettebatı bilinmeyen bir sebeple ölmüş durumdadır. Akabinde ise bazı araştırmalar yaparak bazı sorulara cevaplar aramaya başlarlar. Bu
YenilmezStanislaw Lem · İthaki Yayınları · 2018696 okunma
Nesrin A. isimli okura yanıt verildi
Alpay Lev
Stanislaw LEM, bilim-kurguyu sevmemde özel yeri olan bir yazar. Saltık bilim-kurgu öykülerinin dışında, insanlığı tiye aldığı BK eserleriyle de benmerkezciliğimizi sorgulatıyor. Türkçe'de 14 eserini İletişim Yayınları sayesinde okuma şansım oldu. İletişim'in, İthaki'ye kıyasla çeviri konusunda çok daha özenli olduğunu düşünüyorum. Ancak yıllar önce basılıp tükenen kitaplarından birçoğuna ulaşmak mümkün değil...