Genellikle Batılı ülkelerde anlaşıldığı şekliyle bilim ve tekniklerin tarihi, güç ve hakimiyet iradesi ile (öncelikli olarak, tabiat ve insanların mahvolmasına götürse bile), ona hizmet eden bilim ve teknikler en yüce gayedir, yegane değerdir, "gelişme" ve "büyüme"nin de dinidir.
Büyük Cihad, nefse karşı, insanı bulunması gereken noktadan çekip alan bütün eğilimlere, gelgeç arzulara, putlar edinmeye sürükleyen, dolayısıyla da Allah'ın birliğini tanımaktan alıkoyan her şeye karşı yapılan bir mücadeledir.
Bugün İslâm'a neler ve neler borçlu olduğumuzu bilmek, kesinlikle bir tarihçinin uzmanlık alanı, bir meraklının hobisi veya bir hayalperestin zevki meselesi değildir. Tam aksine mutlu bir geleceğin kurulması için çırpınan, çabalayan ve fikirler üreten herkesin, ama herkesin görevidir.