Kitaba kısa bir Selçuklu - Nizamül Mülk içeren tarihsel bölüm ile giriyorsunuz. Tabi her şeyden önce dikkat çeken konu bu kitabın ne amaçla yazıldığı. Dönemin sultanı Melikşah, ileri gelen düşünürlere devlet işleyişinde nelerin doğru nelerin yanlış olduğu, eski hükümdarların yanlışlarını tekrar etmemek ve doğrularını ise devam ettirmek için öneriler istiyor. Böylesi güzel bir amaç insanı gerçek dışı bir dünyada hissettiriyor. Eserine Hükümdara övgüler ile başlayan Nizamül Mülk, sonrasında halka karşı nasıl bir tutum izlenmeli, adaleti sağlamak için nasıl görevlendirmeler yapılmalı, görevlendirme yaparken hangi vasıflara dikkat edilmeli gibi konularda örnekler vererek devam ediyor. Bu bölümlerde devlet işleyişi konusunda ders alınabilecek bir eser. Fakat sonrasında ırkçı bir söyleme doğru yol alması şaşırttı beni. Bilge söylemlerin sonrasında insan karakterini ırk ile bağdaştırması herhangi bir mantıkla uyuşmamakta. Bununla birlikte aynı şekilde kadınlara karşı yersiz söylemler de rahatsız ediyor insanı. Sonuç olarak yönetime ilişkin çok önemli tespitlerin, ırk,mezhep ve kadın gibi konularda pek mantıksal olmayan çıkarımların yer aldığı, okunmayı hak eden bir kitap.