hedonik adaptasyon nedeniyle elde ettiğimiz şeyden sıkılmaya başlyoruz. Sonra daha yenisini veya daha iyisini istiyoruz. Böylece başa dönüyoruz ve aynı etapları bir daha turluyoruz. Sonra bir daha! Aşkta, kariyerde, zenginlikte aynı döngü
çalışıyor.
Bu yorucu döngüyü en iyi anlatan filozof olan Schopenhauer, "maddi istekleri gerçekleştirmek deniz suyu içmek gibidir, susadıkça içersiniz, içtikçe susarsınız" diyor. Anlamı bir hayat yaşamak için, entelektiüel çalışmalara odaklanmayı öneriyor.
Tatmin edilen her istek, daha üst düzeyde yeni istekler yaratıyor. Karnımız doyunca, kalbimiz acıkıyor, kalbimiz doyunca beynimiz. Hayatımız tatmin arayışı üzerine kurulu.