Sevgi görür ama haz kördür. Haz her zaman en yakın olanı ister, çokluk yoluyla hisseder, birinden ötekine geçer, bir hedefi yoktur, sadece arar ve asla doymaz. Sevgi en uzaktakini ister, en iyiyi, doyumu
Kişi yüzleşmekten korktuğu gerçekleri çarpıtmak için gerçekle arasına buzlu bir cam örer. Camı aniden kırdığınızda, oyununu bozduğunuz için öfkesini ilk size kusacaktır.
Seni inciten şey ona dert olmuyorsa o insanda anlamlı bir his aramanın, onunla bir bağ kurmanın hiçbir anlamı yok. Bazı şeyler için “bu kadarmış” deyip usulca yürüyüp geçeceksin.
Toksik bir ilişkiye bir kere başlandığında bitirmek neden bu kadar zordur? Bizi yıkıcı bir dansın acı verici adımlarını atmaya iten partnerimizden neden vazgeçemeyiz? Temel ilke şöyle özetlenebilir: Bize kötü gelen bir ilişkiyi sonlandırmamız ne kadar zorsa, o ilişkide çocukluk mücadelelerimizden o kadar çok unsur vardır. Aşırı sevdiğinizde aslında çocukluğunuzdaki korku, öfke, hüsran ve acınızın üstesinden gelmeye çalışıyorsunuzdur, dolayısıyla ilişkiyi bitirmek, o ana dek size yapılmış her türlü yanlışı düzeltebileceğiniz ve huzura kavuşabileceğiniz çok kıymetli bir fırsattan vazgeçmek gibi görünür.