Oltaya yakalanmış bir balığın davranışlarını gören arkadaşları, onun çıldırdığını düşünebilir" Ama balığın yaptığı sadece hayatını kurtarmaya çalışmaktır. İnsanların yaşadıkları ya da yetiştikleri ortamlardan ayrı değerlendiremeyiz, oltayı göremezseniz bu davranışları anlamak da anlamlandırmak da mümkün olmayacaktır.
Mutsuz, sağlıksız veya daha kötü durumda olan birini mükemmel bir partnere dönüştürme fikri kadınlara neden bu kadar cazip gelir? Bu fikir neden bu kadar çekici ve vazgeçilmezdir?
bir ilişkiye bir kere başlandığında bitirmek neden bu kadar zordur? Bizi yıkıcı bir dansın acı verici adımlarını atmaya iten partnerimizden neden vazgeçemeyiz? Temel ilke şöyle özetlenebilir: Bize kötü gelen bir ilişkiyi sonlandırmamız ne kadar zorsa, o ilişkide çocukluk mücadelelerimizden o kadar çok unsur vardır. Aşırı sevdiğinizde aslında çocukluğunuzdaki korku, öfke, hüsran ve acınızın üstesinden gelmeye çalışıyorsunuzdur, dolayısıyla ilişkiyi bitirmek, o ana dek size yapılmış her türlü yanlışı düzeltebileceğiniz ve huzura kavuşabileceğiniz çok kıymetli bir fırsattan vazgeçmek gibi görünür.
Beğenilme, takdir görme ve onaylanma arzusu ile öz sevgi ve öz değer arasında ters orantı vardır.
İnsanların özgürlük hakkına zarar vermeden, kafalarındaki ideallere uymak zorunda olmadıklarını anlamak kişiyi özgürleştirir.