Sürerken baharın cilvesinde
Geldim ama kafam boş
Aralardan gelen ilk sesinde
Biraz artan hislerim loş
Duygularım var bu sefer
Bir Can Kazaz şarkısında
Mermerden gibi bir miğfer
Görüntüsünün altında
Unutur gibi oldum babam
Ta ki kulaklığı takana kadar
Söz zeytin ağacı aramam
Gölgesinde aydın bu mezar
Şarkının başlangıcından
“Sevmeyi senden öğrendim”
Hep dinlediğim bu Can
Yanıbaşında hüzünlerim
Meğer sıcaklığını hissedermişim
Aşağıya baktığımda anladım
Bana dokunuşun gibi oldu
Ellerime düşen gözyaşlarım
Bu yaşlarımı sımsıkı avuçlarım
Bırakmam hiçbir damlasını
Görüp giderken mezarını
Seni
Yine
Ben uğurlarım
Ulaşılamayan hedeflerin mutsuzlukluk vermeye başladığı noktada yönünü başka deneyimlere çeviremeyen insanların “an”ı dolduramamaları illüzyon oluşturur. Bu illüzyon çok uzun bir sürenin sonunda ortadan kalktığında veya gittiğinde kişide kötü bir duygu bırakır. Bu duygunun adı “pişmanlık”tır.
(Meaçe)
1000Kitap
İnsana acı veren, yüksek değer atfedip kendinden değerli sandığı, olmazsa olmaz saydığı, ömrünü fütursuzca sarfettiği, onlarsız ölürüm farzettiği ve delice peşinden koşturduğu hayallerine ulaşamıyor olması değil, yaşadıklarının, anılarının, hatıralarının yetersiz ve anlamsız olmasıdır. Çünkü gereksiz hayallerin zaman kaybı insanı “anlamsız bir hayat yaşama” seçeneğine mecbur eder.
(Meaçe)
1000Kitap