Arif

İnsan Kalbinin Özellikleri ilimcephesi.com/insan-kalbinin-... İmam Gazali – Kalbin Acayip Halleri,syf:29-68 terc:Mehdi Cengiz
1000Kitap
Reklam
Yine yalnızlığın sahillerini arşınladım bugün: Neredesin sen? Ey var olan yok, ey mevhum ve muhakkak hayal: Neredesin sen? Tatar Çölü'nün Drogo'su gibi sabır, inat ve aldanışla bekliyorum: Neredesin sen? Sahiden var mısın? Varsan gelecek misin? Gelsen olacak mısın: Neredesin sen? Mehmet Fatih Kaya
1000Kitap
Ben hep başka dünyalara açılırım. Hepimiz öyle değil miyiz! Çünkü hepimiz görürüz. Açılamadığım tek dünya kendi dünyamdır. Leonora Carrington, Gerçeküstücü ressam
1000Kitap
"İnsan, içinde neyi gizlerse gizlesin, o şey dilinden kaçan sözlerde ve yüzündeki ifâdelerde ortaya çıkar..." |Ali b. Ebî Tâlib(r. a)
1000Kitap
Didârın metafizik ufku bütün suretlerin ve zeminlerin ötesindedir. İnsan yüzünde gördüğün ışık, bu ufkun gölgesidir. Kalbin idrak ettiği mana, bu ufkun işaretidir. Ruhun sezdiği çağrı, bu ufkun yankısıdır. Asıl didâr, bütün bunların ötesinde, kaynağın bizatihi kendisiyledir. Didâr insandan insana başlar, ama orada bitmez. Her yüz, kaynağın yüzüne açılan bir pencere olur. Her bakış, o hakikatin çağrısını taşır. İnsan bu işaretleri takip ederse nihai didâra yaklaşır: kaynağın yüzüyle yüz yüze gelişe. Didârın kelime olarak taşıdığı basit anlam, yani görüş ve yüz yüze geliş, aslında insanın bütün varlık yolculuğunu kuşatan bir hakikatin kısa adıdır. İnsan hayatı boyunca yüzler görür, gözlere bakar, bakışlara tutulur. Fakat bütün bu karşılaşmalar daha büyük bir karşılaşmaya hazırlıktır. Daha hakiki bir didâra. İnsan yüzünde gördüğün parıltı, kaynağın ışığından bir gölgedir. Kalpte açılan idrak, asıl hakikatin işaretidir. Aşkta yaşanan çile, nihai vuslatın ön idraki. Hasretin yangını, ayrılıkta çekilen azap, hepsi tek bir yere bakar: Bütün didârlar, kaynağın didârına hazırlıktır. Hayat bir didâr imtihanıdır. Görmek, taşımak, kaybetmek, özlemek, yeniden görmek... Bu döngü insanın sahne oyunlarını basitleştirir. Sahne geçicidir, zemin kalıcıdır. Fakat zeminde de kalınmaz; zemin dahi aşkın didârın eşiğidir. İnsan yüzlerden yüzlere, bakışlardan bakışlara geçerken her defasında biraz daha yakına, biraz daha derine çağrılır. Didâr nihayetinde yalnız bir insanın yüzünde değil, bütün yüzlerin ardındaki yüzde aranır. O yüz zamanla değişmez, ayrılıkla kaybolmaz, ölümle silinmez. Bütün didârların kaynağıdır. İnsan ömrü boyunca gördüğü her bakışla o yüze hazırlanır. Bütün didârların ortak tarafı bu yüzden şudur: İnsan kendisinden kaçar, ama gözlerde kendisini bulur. Kendi yüzüne
1000Kitap
Reklam