Arif

Puan vermedi·160 syf.··
2021 95. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2021 03:56
İncelemeye koyulduğumuz eser Ebu Hamid el-Gazzali Hazretleri'nin üç risalesinden oluşmaktaktadır.Kitaptaki üç risaleden ikisi İhya'dan seçilmiş olup, üçüncüsü ise Gazzali'nin çeşitli eserlerindeki hikmetli nasihatlerinden derlenmiş bir çeviridir.Sultan İkinci Abdülhamid Han devrinde Arapça'dan Türkçe'ye çevrilmiş olan bu risaleler sırası ile Mi'yar-ı Hüsn-i Ahlak(Güzel Ahlakın Ölçüsü), Mizan-ı Ülfet (Dostluk ve Muhabbet Terazisi) ve Misbahu'n Necah (Zafer Meşalesi) adlarını taşımaktadır.Risalelerin hem sadeleştirilmiş metni hem de çeviri yazı metni bulunmaktadır.Mi'yar-ı Hüsn-i Ahlak risalesinden kısaca bahsedecek olursak,eser güzel ahlak, güzel ahlakın meyveleri, ahlakın güzelleştirilmesinin imkan yollarından bahsederken; Mizan-ı Ülfet risalesi ise, ahlakın güzellikleri, ülfet, ülfetin sebepleri, kardeşlik ve dostluk hukukunu kısaca anlatmaktadır.Ve son olarak  Misbahu'n Necah risalesine gelecek olursak, bu risalede, ilim öğrenme yolunda ilk adımları atan öğrencinin ahlakı, ilim ile arasındaki münasebet, öğrencinin hocasına karşı görevleri, çocukların anne-babalarına karşı görevleri, arkadaşlık ve dostluk adabı gibi konularda  birçok nasihatlar içermektedir.
1000Kitap
Üç Risaleİmam Gazali · Büyüyenay · 202120 okunma
Reklam
Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine
Puan vermedi·95 syf.··
2019 76. kitabı
Düşünce tarihimizde belli kavramlar üzerine yapılan analiz çalışmalarından biri de incelemesini yapmış olduğumuz Ebu Hamid Muhammed el-Gazali’nin ‘el-Me’arifu’l-Akliyye (terc. Düşünme,Konuşma Ve Söz Üzerine )adlı eseridir. Bu eserinde İmam Gazali, aklın işlev ve türevleri olan bazı kavramları incelemekte ve o kavramlar arasındaki farkları tespit etmektedir. Eser, 5 bölümden oluşmaktadır. İlk olarak, düşünme ve düşünmeyle ilgili konular ele alınmaktadır. İkinci olarak, Konuşma ve konuşan hakkında mevzulara değinmektedir. Üçüncü olarak, söz hakkında olup sözün mahiyeti, amacı, hakikati ve son olarak Allah’ın kelamı hakkında durmaktadır. Dördüncü olarak, yazma hakkında olup, yaratıkların yazması ve Allah’a nisbet edilen yazı ve O’nun yazma halleri üzerinde durmaktadır.Ve son olarak, aranan hedef üzerinde başlığı altında harfler üzerine,insanların ihtilafı, mizaç ve anlayış farklılıkları, söz-düşünme-konuşmayı açıklamanın amacı, kadim ve kıdemin anlamı üzerinde durup ve en sonda sonuca bağlayıp bitirmektedir. Şimdi sıra ile bu bölümlerden bahsedelim.Gazali, ilk bölümde ilk olarak düşünme ve mahiyeti mevzusunu ele alır.Şöyle ki;Gazali,düşünmeyi tarif ederken onu ‘insan nefsinin,bilgisine yerleşmiş,aklına girmiş,şekilsiz ve cisimsiz soyut biçimi ifade edebilmesidir’diye tarif eder ve ekler ‘insan nefsi,ne vakit kalp aynasında fertleri ve özleriyle nesnelerin hakikatlerini tasavvur eder,nefs onları dile getirebilir,zihin onları düşünebilir,akıl ise onların içini ve dışını kuşatırsa, işte o zaman nefse,düşünen adı verilir.Açıklama yapmasa ve dille söylemese de o adamı düşünendir.’ Anladığımıza göre burada esas olan ilk husus,insanın zihninde bulunan soyut bir biçimi bir başkasına iletebilmesi,onun bu imkan ve yetenekle donanmış olmasıdır. Düşünmenin mahiyetine gelecek
1000Kitap
Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerineİmam Gazali · İnsan Yayınları · 2002177 okunma
Puan vermedi·332 syf.··
2021 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2021 19:26
Taha Abdurrahman, kendi felsefe projesi çerçevesinde birtakım kavramsal eleştiriler yapmasıyla öne çıkar.Onun bu eleştirdiği kavramların başında modernitenin kritiği niteliğindeki rasyonalizm ve sekülerleşme ile özdeşleşen araçsal akıl gelir.Fakat onun amacı moderniteyi tümüyle reddetmek veya yıkmak değil,başka bir bakış açısı sunmaktır.Bu kitapta moderniteyi bütün çeşitli boyutlarıyla ahlak felsefesi diyebileceğimiz bir bakış açısıyla eleştirmektir.Kitapta her konuyu önce kurucu analitik unsurlara ayırır.Bu yüzden kitap başlıklarının farklı kavramsal bileşenlerden olduğunu görürüz.Düşünme boyutunda ister akıl ister düşünme biçimlerini ister modernliğin ruhunu tartışsın mutlaka ahlakliği ön plana çıkarır ve o boyuttan bakar.Onun bu felsefi projesi büyük ölçüde ahlaki öz benliğin teşekkülü üzeredir.Modernite eleştirisi yaparken en fazla etik boyutunda kafa karışıklığının yaşandığının farkındadır.Öyle ki bazı filozofların ahlak boyutunda ele aldıkları değerleri başka filozoflarca ahlak dışılıkla nitelemişleridir.Tabiki bu değerlendirmelerde ahlakın kültürel ve tarihsel etkenlerle bağlantılı olduğunun belirtmesiyle belirginlik kazanan fikri karmaşa hayli etkindir.Taha Abdurrahman, ahlak üzerine düşünmenin, hatta çok ayrıntılı ahlaki bilgiye sahip olmanın ve emsalsiz bir ahlak felsefesi ortaya koymanın,ahlaklılık olmadığının veya ahlaklılık anlamına gelmediğinin tezini ortaya koyar.Ona göre Modern Batı Düşüncesi geleneğinde teori ile pratik uygulama arasında kopukluğun uçlara varır ve bu kopukluğun bilgi,siyaset ve medeniyete olumsuz etkisine değinmekte ve bu bağlamda çağdaş islam düşüncesini de eleştirmektedir.Ona göre çağdaş Batılı filozofların ısrarla ethikos ve moralis kelimeleri arasındaki ayrımı gündemde tutmaları ihmal edilmemesi gereken bir husustur.Şüphesiz ahlak
Ahlâk
Ahlak SorunsalıTaha Abdurrahman · Pınar Yayınları · 202054 okunma
Kalbin İlacı:Gelin Taci
Puan vermedi·112 syf.··
2019 260. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2019 21:13
Siz hiç, bir kitabın karşınızda size nasihat verdiğine şahit oldunuz mu? Olmadıysanız, nasihat isteyenlere Gelin Tâcını tavsiye ederim Arka kapaktan başlamak istiyorum; Rızık konusunda şüphe etmek, rızkı verenden şüphe etmektir. Sen kendine bir şey alacağın zaman güzel olanı seçiyorsun. Fakat Allah’a karşı hareket ve davranışlarında bu özeni göstermiyorsun. Gerçekten bütün geceyi ders vererek geçirsen, nefsinin hoşuna gider de, aynı gece iki rekat namaz kılmak sana zor gelir. Bu cumleler bile aslında kitabın ne kadar dolu olduğunu gösteriyor, içerisindeki her bilgi adeta yüreği okşuyor ve akla hitap edip balta gibi kafaya indirip bir çok gerçeği uyandırmaniza vesile oluyor. Kafka'nin deyimiyle kitap velhasıl uyandırıyor,silkeliyor.. Kitabın bendeki en önemli kısmına gelirsek; Dünyanın kapitalist sistemleri icinde bogulurken elimizden hızla akıp gittiği, zamanın asla durmayacak oluşu, günümüzde sanki hızına hız katarak ilerlemesi ile beraber dünya hayatı sanki daha bir önemli hale geldi ve dünya kalbimize fazlasıyla yer almaya başladı.Etrafta sürekli ‘anı yaşa’ gibi söylemlerle insanların aklı bulanıyor. Bir anlamda bizi dünya nimetlerine bağlayan bir sürü psikolojik etmen var çevremizde. Bu ani yaşamalar en son bizi boşluğa mazallah intihara bile sürüklüyor. En önemlisi nefsimiz var bizi dünyaya bağlayan ve bizler kibirliyiz maalesef ve kibir, gurur öyle bir sarmış ki ruhumuzu bize hayat bağışlayan Allah’ı anmaktan aciziz yük görüyoruz. Ve işte incelemeye çaliştiğimiz bu kitap insanı karşısına alıp konuşan bir şeyh edasıyla karşılıyor bizleri. Acizliğimizi tekrar tekrar yüzümüze vuruyor. Bunu hak ediyoruz; iyi de oluyor.. Sürekli plan yapıyoruz. Acaba aynı titizliği ahiret hayatımız içindd gösterebiliyor muyuz? Her günün akşamında Hz. Ömer (r.a.) gibi, “Bugün
Din
Gelinlik TacıAtaullah İskenderi · Türk Edebiyat Vakfı Yayınları · 20174,349 okunma