Bu inceleme kitabı önerdiğim bir arkadaşıma ait. Kitap hakkında benim de düşüncelerimi o kadar güzel bir dille ifade etmiş ki altına imzamı atarım. Bu kadar güzel ifade edilmişken neden tekrar ifade etmeye çalışayım dedim ve paylaşmak için izin aldım.
Muhammed Safa KAYA teşekkürler teşekkürler teşekkürler.
☆Özgürlük ve sorumluluk arasında kalmış Ferdinand ile onun özgürlüğünü destekleyen eşi üzerinden ilerleyen bir novella olmuş. Savaşları çıkartan zümrenin hiç savaşmadan diğer insanları savaştırması, vatan üzerinden demogoji yapmasını müthiş eleştirmişler. Sanırım çoğu askeriye bu kitabın okunmasını istemezdi. Kitabı okurken Mustafa Kemal Atatürk'ün " Nefsi müdafaa hariç bütün savaşlar cinayettir. " sözü aklıma geldi. Birçok kitabında hümanizmi savunduğunu gösteren Stefan Zweig yine bu kitapta bu görüşlerini yansıtmış. Ferdinand'ın ressam olması da bence tesadüf değil. Hümanizmin babaları Rönesans döneminde sanatçılardı. Oradan da bir mesaj vermiş olabilir. Ayrıca sanatçılar yaratıcılık olduğu kadar özgürlüğüne düşkün insanlar olarak da bilinir. 50 sayfalık bir romanda özgürlük ve sorumluluk ikilemini bu kadar güzel yansıtmak takdire şayan.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
Öncelikle yazıma Louse W. Knight'a teşekkür ederek başlamak istiyorum. Çünkü okuduğum yazının bazen bir biyografi değil de bir roman olduğunu düşündürecek kadar emek harcanmış bir eser.
Jane Addams birçok alanda adı anılmakla beraber Sosyal Çalışma mesleğinin öncüsü olarak görülen ilk kadın aktivistlerden birisi. Küçük yaşta annesini kaybeden fakat zengin ve politik bir babaya sahip olan Jane Addams'ın ilerideki aktivist rolünde babasıyla kurduğu ilişkinin etkili olduğu görülüyor. Kurduğu Hull House ile beraber Chicago halkının gönlünü kazanan Addams, zamanla kadın hakları, gıda sorunu, savaş karşıtlığı, ırkçılık, göç vb. konularda gerek siyasette gerek eylemlerinde gerekse yazılarında mücadele veren "Eylemci ve adanmış bir ruh."
Yazar onun hayatını bölümlere ayırırken yaş dönemlerini değil, onun karakter özelliklerini vurguluyor. Bunu yaparken kronolojik sıradan kopmaması yazdığı esere ayrı bir önem katıyor. Akıcı, sürükleyici, sade bir dilin yanında; yazarın eklediği açıklamalar, olay örgüsüne dair kitabına yerleştirdiği resimler anlaşılırlığı arttırıyor. Biyografide hayat öyküsü anlatılan kişinin bilgi seviyesi kadar onun hayatını aktaran kişinin bilgisinin de önemli olduğunu düşünenlerdenim. Ve yazar benden bu konuda tam not aldı diyebilirim.
Ve Jane Addams, bir zamandan sonra okurken ister istemez bir ömre bu kadar çalışmayı nasıl sığdırdın dediğim, modern Sosyal Çalışma disiplini içerisinde "bireylerin güçlendirilmesi" "haklarının savunulması" vb. birçok konuda yıllar öncesinde eylemleriyle, ders niteliğinde yaptığı çalışmalarla karşısında saygıyla eğildiğim fedakar insan.
Biyografinin isminde vurgulanan "eylemci bir ruh" deyimi Jane Addams için tam olarak uymuş diyebilirim. Bazıları görüşlerini savunmak için yazar, bazıları görüşleri için eyleme geçerler,
Öncelikle yazıma Louse W. Knight'a teşekkür ederek başlamak istiyorum. Çünkü okuduğum yazının bazen bir biyografi değil de bir roman olduğunu düşündürecek kadar emek harcanmış bir eser.
Jane Addams birçok alanda adı anılmakla beraber Sosyal Çalışma mesleğinin öncüsü olarak görülen ilk kadın aktivistlerden birisi. Küçük yaşta annesini kaybeden fakat zengin ve politik bir babaya sahip olan Jane Addams'ın ilerideki aktivist rolünde babasıyla kurduğu ilişkinin etkili olduğu görülüyor. Kurduğu Hull House ile beraber Chicago halkının gönlünü kazanan Addams, zamanla kadın hakları, gıda sorunu, savaş karşıtlığı, ırkçılık, göç vb. konularda gerek siyasette gerek eylemlerinde gerekse yazılarında mücadele veren "Eylemci ve adanmış bir ruh."
Yazar onun hayatını bölümlere ayırırken yaş dönemlerini değil, onun karakter özelliklerini vurguluyor. Bunu yaparken kronolojik sıradan kopmaması yazdığı esere ayrı bir önem katıyor. Akıcı, sürükleyici, sade bir dilin yanında; yazarın eklediği açıklamalar, olay örgüsüne dair kitabına yerleştirdiği resimler anlaşılırlığı arttırıyor. Biyografide hayat öyküsü anlatılan kişinin bilgi seviyesi kadar onun hayatını aktaran kişinin bilgisinin de önemli olduğunu düşünenlerdenim. Ve yazar benden bu konuda tam not aldı diyebilirim.
Ve Jane Addams, bir zamandan sonra okurken ister istemez bir ömre bu kadar çalışmayı nasıl sığdırdın dediğim, modern Sosyal Çalışma disiplini içerisinde "bireylerin güçlendirilmesi" "haklarının savunulması" vb. birçok konuda yıllar öncesinde eylemleriyle, ders niteliğinde yaptığı çalışmalarla karşısında saygıyla eğildiğim fedakar insan.
Biyografinin isminde vurgulanan "eylemci bir ruh" deyimi Jane Addams için tam olarak uymuş diyebilirim. Bazıları görüşlerini savunmak için yazar, bazıları görüşleri için eyleme geçerler,
İnsanlar çok basittir. Bu yüzden, bu gereklilik altında kandıracak birini arayanlar, her zaman kendilerini kandırmalarına izin veren kişileri bulacaklardır.
İnsanlar çok basittir. Bu yüzden, bu gereklilik altında kandıracak birini arayanlar, her zaman kendilerini kandırmalarına izin veren kişileri bulacaklardır.